Türkiye’nin Sosyal Ağı

Sosyal Medya tanımı Türkiye’de henüz yapılmamışken, halen daha her sitede birlikte olduğumuz arkadaşlarım da bilirler ki biz bir şekilde sosyaldik ve kendi medyamızı yaratıyorduk. Facebook ve Twitter devleştikçe Sosyal Medya tanımı da herkesin en azından duyduğu bir isim halini aldı. Geri dönüp baktığımda ise sosyal hayatımı oluşturan arkadaşlarımın büyük bir çoğunluğunu şu an “ilkel” ve “enkaz” halindeki sitelerden edindim. Bu son “enkaz” ise friendfeed idi.

Friendfeed; Facebook’a satıldıktan sonra geliştirilmesi sonlandırılan ve giderek kan kaybetmeye başlayan, şuan ilkel diyemeyeceğim çünkü halen daha iyi bir kaç özelliğini başka bir serviste görmediğim için vazgeçemediğim bir siteydi. Ama gelişimi durdurulduğu ve 3. parti uygulama geliştirenlerin de elini ayağını kestiği için enkaz halini alması benim gibi vazgeçemeyenleri elbetteki çok üzmüştü.

Bu konu hakkında bir çok feed girildi (12), neler yapabiliriz (3), bu ortamı bir daha nerede bulabiliriz (4), bu kadar insanı tekrar nerede bir arada görebiliriz gibi binlerce soru dönüyordu ortaya. (Ek: friendfeed’in arama parametrelerinde 20 sayfadan daha fazla geri gidemediğim için aslında çok daha önemli konu başlıklarını bulamadım. Bu konu hakkında aklıma gelen feed’leri linkledim, denk geldikçe daha fazla eklemek isterim. Sizler de yorum olarak bu tür konu ve tartışmaları yorum olarak eklerseniz çok daha iyi bir kaynak çıkartmış oluruz.) Bu tartışmaların arasında ortak sonuç hep “-Neden kendimiz yapmıyoruz?” sorusu ile bitiyordu.

Yabancı sitelere bakıp, “-Gavur yapmış abi!” dedikçe ardından hep neden Türklerden hala özgün bir iş çıkmadı, neden hala klon siteler üretiyoruz diye de ayrı tartışma konuları da hala güncelken, friendfeed’in çöküşü ile neden kendimiz yapmıyoruz soruları birleşti. Çok farklı bir servis yaratacak “para”nın bizlerde olmadığını biliyorduk belki bu yüzden hep klon siteler yapıyorduk. Çünkü bilinçsiz insanlarla, melek yüzlü şeytan yatırımcılarla, fabrika tarzı ajanslarda komik paralara çalışan adamlar zamanlarını “yeni” bir şey yaratmak için ayıramıyorlardı ne yazıkki. Belki para harcamadan da yapılabilecek siteler varken, faturaların ardarda gelmesi bu kişileri saçma sapan adamlarla çalışmaya sürükledi. Onların saçma sapan işleri vakti, heyecanı, azmi… her şeyi öldürdü.

Neden biz yapamıyoruz diye konular açıldı, tartışıldı, bir kaç girişim de oldu ama yarıda kaldı. Logosu yapıldı, devamı gelmedi; arayüzü çizildi, devamı gelmedi; sistemi bitirenler bile oldu kopya dediler, olmaz dediler, tutmaz dediler, o’su kötü, bu’su kötü dediler şevki körelttiler. Evet parmak basmamız gereken önemli bir nokta ise yabancı siteleri paşa paşa kullanırken, Türk geliştiricilere bel altından vuruldu. Hatta ana avrat düz gidildi…

Kaç ekip bir araya geldi, kaç defa toplantılar düzenlendi, çoğu başlamadan, çoğu ise yarıda bitti. Çünkü tasarımı yapan adam, aptal bir müşterisinin işi için sabahladı ve hastalandı, kodu yazan adam bir önceki işinden parasını alamadığı için faturasını ödeyemedi, interneti kesildi…

Bunları bir araya getiren kişi kodu yazacak, tasarımı yapacak adam bulamadığı için bir fabrikada vardiyalı işe başladı.

Evet sorunlar çok, vakit ve nakit de çok yok. Bir çok girişime bunun gibi nedenlerden ya da binlerce sorundan ötürü devam edilemedi.

Bu ve bunun gibi sorunlar devam ede dursun bir gün quup diye bir site duymaya başladım. Açıkçası ben bu vakte kadar açıp bakmadım, sadece sosyal medyada paylaşılanlar kadar biliyordum. İlk satırda bahsettiğim arkadaşlarımdan bazıları neden artık friendfeed’te yazmıyorsun dediğimde, ben artık quup.com kullanıyorum demeye başlamışlardı ama benim yine de ilgimi çekmemişti. Çünkü nereden baksan aslında o da bir klon’du. Ve geliştirilemeyip o da çöplükteki yerini bulacaktı.

Günler geçtikçe daha çok duydum, daha çok insanın kullandığını farkettim. Demek ki yanılıyordum, demek ki bu sefer başarmışlardı, hala daha quup için emek harcayan insanlar vardı, onu geçtim friendfeed, twitter yerine artık sadece quup kullanan insanlar türemeye başlamıştı. Evet bu başardıklarının işaretiydi ve ben de artık dayanamayıp üye olmak istedim.

Üye olduğumda çok güzel özelliklerle karşılaştım, friendfeed’in bütün özellikleri vardı ve üzerine eklenmiş, keşke friendfeed’in geliştirilmesi durdurulmasaydı da şu özellikler de eklenseydi dediğim bir çok özellik quup ‘ta eklenmişti, eklenmeye devam eden bir çok özellik de vardı. Artık bu satırlardan sonra bize onları tebrik etmek düşüyor, gerçekten quup.com ‘da emeği geçen herkesi tebrik ederim. İyi bir iş çıkartmışlar ve şahsım adına diyebilirim ki Türkiye’nin Sosyal Ağı sonunda oldu!

Neresinden bakarsanız bakın o bir klon dememe rağmen, şuan kullandığımız sosyal ağlardan en iyi özelliklerin alınıp üzerine çok daha yeni fikirlerin de eklenmesi takdir edilesi bir durumdur. Kullanıcıların isteklerine cevap vermek büyüklüktür, gelecektir, vizyondur.

Bu başarıyı uzun zamandan beri yazı yazmadığım blogumda tanıtmak istedim, böylelikle bir çok konuyu da irdelemiş olduk. Ve Türkiye’nin Sosyal Ağı için ufak da olsa bir tanıtım yazısı ile ben de destek oldum. Lütfen siz de bloglarınızda paylaşın. Daha çok insan duysun, daha çok kişi kullansın. Umarım daha iyi olur, umarım başladıkları gibi iyi giderler demiyorum. Artık ümit edilecek seviyeyi geçmişler çünkü bundan sonra iş biz kullanıcılara kalıyor.

quup.com ‘da beni takip etmek için: Can PAÇACI

quup.com ‘a şuan alpha modunda olduğu için sadece davetiye ile üye olunabiliyor. Davetiye isteyenler bu yazının altında yorum bırakabilirler.