Türkiye’de Ücretsiz Sunulan Proje Geliştirmek mi?

Bülent Sakarya‘nın projesi olan herkobi.com‘u artık duymayan kalmamıştır herhalde. Artık her kobinin web sitesi olacak sloganıyla yola çıkalı 6 ay kadar oldu. Şu anda yaklaşık 200 web sitesinde kullanılan ve tamamen ücretsiz olarak dağıtılan bu cms sistemini ben de bir kaç müşterimin kurumsal sitesinde kullanıyorum. Diğer bir çok CMS yazılımı gibi, herkobi yazılımı da sürekli gelişmek zorunda. Bir kobinin kolayca kurulum yapıp, kendi ihtiyaçlarına göre kurumsal sitesini oluşturabileceği bu ücretsiz yazılımın gelişme aşamalarını ben de yakından takip ediyorum. İlk versiyonu bile gayet doyumsuz olmasına rağmen, her proje gibi kullanıldıkça eksikleri, fazlaları, ihtiyaç duyulan yerleri açığa çıkıyor. Bülent Sakarya ve ekibi bu geri dönüşlere göre ve kendi belirledikleri kilometre taşlarına göre gayet sağlam ve emin adımlarla kusursuz bir sisteme doğru, her kobinin ihtiyaç duyacağı ve her şeyi karşılayabileceği bir sisteme doğru ilerliyor.

Bu projenin tanıtımının yapıldığı bir forum sitesinde bugün bir yorum yapıldı. Bu yoruma bu proje ile takip etmek dışında hiç bir bağım yokken çok sinirlendim ve cevap yazmaya başladım. Aslında sinirlenme sebebim tamamen kişisel. Çok şey birikmiş içimde. Yazdığım cevap uzadıkça uzadı, içimde ne çok şey varmış arkadaş. Göndermeden önde Bülent’in okumasını istedim, çünkü coşmuşken projeye zarar verebilecek bir şey söylemiş olabilirim diye bir kontrol etmesini istedim. Çünkü o yorumu yapan kişi, vereceğim cevaba karşı kesin tartışma çıkartabilir. Zaten o forum sitesi de bu duruma için gayet müsait. Projenin tanıtıldığı konuda böyle bir tartışmanın doğmasını öncelikle ben istemedim ve cevabımı bloguma taşımaya karar verdim. Bunun bir diğer nedeni ise içimde dolan bu kadar fazla kelimeyi siz değerli takipçilerimle de paylaşmak istedim. Herkes kendine pay çıkartabilir ve projesini ücretsiz olarak sunmak isteyen kişilere de belki yardımı dokunur.

Bu yorum ve benim cevabımı okumadan önce sizin “ücretsiz yazılım” nedir hakkında bilgi sahibi olduğunuzu varsayıyorum. Ücretsiz yazılım terimi hakkında tartışmaya açık bazı yorumlarım olabilir, bir gelir modelinden tutun da, kosgeb desteğine kadar binlerce tartışma çıkabilir içinden. Varsın, bu blogta tartışalım. Zaten uzun olan cevap metnimi bu giriş cümlesi ile daha fazla uzatmadan yorum sahibi arkadaşa değerli fikri için teşekkür ettikten sonra copy + paste aşamasına geçelim.

Aranızda bu güne kadar hiç birşey üretmemiş, hep beleşe kaçmış ve kaç tane proje geliştirmiş kişi var bilmiyorum. Hani her zaman, her yerde konuşulur tartışılır ya “Türkiye’den neden proje çıkmıyor?” diye… Bu sorunun cevabı için bence, bu soruyu soran her insan biraz daha dikkatli düşünmeli.

Zamanında ben de çok işlevli WordPress temaları yazıp, ücretsiz dağıtıyordum. Yapmaz olaydım, adamın dünyadan haberi yok gelen destek taleplerinden illallah gelmişti. Sadece destek vermek için firmamıza müşteri hizmetlerinde çalışacak bir personel daha aldık. Ücretsiz temayı download ederken, teşekkür eden olmadı ama en ufak sorunda cevap vermedik diye iş savcılığa kadar gitti. Sorun dediğim de, adam adsense’ten banlanmış, sitede reklamlar çıkmıyor, bozuk bu tema, yapamamışlar, olmamış..vs Cevabımızı da kabullenemedi, hata bizden diye adam uğraştı durdu. Logosunu eklemeyi bilmeyenler mi dersiniz, 7 renk seçeğini sunmuşuz hani bunun 8. rengi diye soranı mı dersiniz… Ama yabancı biri ücretsiz bir tema paylaştığında sadece bu temaları Türkçeleştirerek, kişiye özel hale getirerek, hizmet verdiği kişilerden 10-50 TL arası para kazanan bir kesim bile varken, hiç olmayacak düzenlemeleri Türk işi diye direkt üreticiden istediler. Fiyat teklifi sunduğumuzda küfür yedik….

Türkiye’de “ücretsiz” bir hizmet sunmak cidden çok zor. Ufak bir ücret talep ettiğinizde zaten alan yok. Ücretsiz sunduğunuz zaman da cidden kabahatli oluyorsunuz. Hani bir iş yaptık, insanlığa faydamız dokunsun, biz de zamanında bilgisizdik, zamanında bunlar yoktu, buyrun yaptık doya doya kullanın dedik ama hep suçlu olduk. Ben bıraktım bu işleri, cidden çok zor.

Bülent Sakarya ise herkobi.com projesine başladığında bu deneyimlerimi anlatmama rağmen sizlere bu güzel sistemi ücretsiz olarak sundu. Ben bir çok müşterime bu sistem ile sitelerini teslim ettim. Elbetteki gelişmesi gerekiyordu, hep de gelişmesine ihtiyaç var. Çünkü herşey değişirken sunduğunuz bir projenin de gelişmesine, değişmesine ihtiyaç var. Diğer CMS sistemlerinin geçmişlerine bakın, neler neler değişmiş. Zamanında lider olan kaç CMS şuan çöplükte, kaçı zamanında yüzüne bakılmazken şimdi lider…

Bir projede kilometre taşlarınız olur ve bunları insanlara duyurmak büyük bir onurdur. Ama Türkiye’de en zor işlerden birisi de bu kilometre taşlarına tarih vermektir. TTNet adil kullanım sınırını sunması bile işleri ne kadar yavaşlattı, beleş arşivciler bunu çok iyi bilir. Bir de proje üretenlere bakalım, ne kadar zor anlar yaşadılar. Doların artması, elektrik, su, doğalgaz, toplu taşıma araçları, kiralar, benzin, telefon, internet..vs Bunlara gelen zamlar, sadece download tuşuna basanları ne kadar etkiledi? Bir de proje üretenlere soralım? Sizinle beraber kaç kişi çalışıyor? Kaç metre kare ofise ihtiyacınız var? Bilgisayar konfigürasyonlarınızın değişme zamanı gelmedi mi? Ayda ne kadar fatura ödemesi yapıyorsunuz? Çalıştırdığınız kişiler ne kadar maaş istiyor? Yazılım lisanslarına yılda kaç para ödüyorsunuz? Server maaliyetleriniz ne kadar? Daha ne kadar personele ihtiyacınız var? Çalışanlarınızın sgk’sı her ay yatıyor mu? Ne kadar vergi ödüyorsunuz?…vs

Devlet bize demiyor ki, al arkadaşım ofisin burası, al bu da para. Elektriğin, suyun, doğalgazın, telefonun, internetin bizden. 10 kişi de çalışması için veriyorum, sgk’larını ben ödüyorum. Al 20 tane de bilgisayar.

Yabancıların garajdan çıkma hikayelerine ağzınızın suyu akarken, Türkiye’de bir ofis açmaya kalkışın bakalım başınıza neler geliyor. Memur olmanızı isteyen aileleriniz de cabası…

Uzun lafın kısası, bir hizmet ürünü sizlere sunarken para da kazanmamız lazım. Türkiye koşullarında bu iş oldukça zorken, ücretsiz projelere ayırabileceğimiz zaman maalesef ki çok kısıtlı oluyor. Gönül ister ki geçim sıkıntısı olmadan bu işlere odaklanabilelim. Ama maalesef ki olmuyor. Maaş istemeyen personel, fatura, vergi..vs istemeyen devlet hayalimiz elbetteki yok. Bazı gerçekleri kabullenmek zorundayız. İllagal olarak dinlediği müziğe, olmamış diyen, indirdiği filme hiç güzel değildi diyen insanlar topluluğu varken. Abi yeni versiyon için kaç para lazım, sponsor olalım, tasarım da sıkıştıysanız ben yardımcı olurum, yazılım ihtiyacınız varsa ben burdayım diyen olmuyor.

Bir işi, hatta bir kişiyi suçlamadan önce lütfen düşünün. Download butonlarının yanındaki bağış butonuna kaç kere tıkladınız? Kaç defa yazılım lisansı ödediniz? Bir uygulama için hiç para ödediniz mi? Eğer bunlar sizin için uzak ihtimallerse, ücretsiz olarak sizlere yardımcı olmak için çabalayan insanlara karşı yorum yaparken lütfen elinizi vicdanınıza koyun, öyle bir daha düşünün.