TDG

Yazı başlık 1: SAÇMALIKLAR KOMEDYASI

veya

Yazı başlık 2: GERÇEKLER SİLSİLESİ

 

 

Ölüm kapımı çalar

Sağ olsun canlım da kapıyı açar…

 

Ö-Gel seninle bir anlaşma yapalım?

C-Nedir?

Ö-Şimdi sana dünyanın en güzel, en iyi dişisini sunacağım. Ki ben boş bir şey vaat etmem güzel olduğu için sakın zeki değil sanma ve seni en iyi anlayacak kişiyi senin aşığın edeyim. Cebine de hayli hayli yetecek günlük harçlık bırakayım. Evler, arabalar…. Ne istersen, hayallerine yetebilecek kadar para verebilirim merak etme. Yalnız bir şartım var, şudur ki; 18 Haziran 2005 tarihinde seni yanıma alacağım! Evet cevap?

C-Peki o tarihe kadar ölürsem?

Ö-Asla! Hastalanmak dahi yok! Çok dinç edeceğim seni.

C-Hımmm! Ya belki ben normal hayatımda bir süre sonra o saydıklarına kavuşacam?!

Ö-Belki de yatalak olup sefalet çekeceksin?

C-Belki zengin olmasam da sevdiğim biri yanımda olabilir?

Ö-Unutma! Hiçbir şeyini bilmiyorsun, yarın dahi ölebilirsin!

C-Ya ölmezsem?!

Ö-Ya hayatın böyle boktan devam ederse! Ha? Nereye kadar?

C-Beni suçlayıp düşüncelerimi kazanmaya çalışma. Tamam, ne zaman hayatımın eşiyle tanışacağımı hatta tanışabilecek miyim hiç bilmiyorum. İş hayatım ne olacak, maddi açıdan neler yaşıcam, sağlık durumum ne olacak…? Hiçbir şeyi bilmiyorum, doğru…

Ö-İşte bilerek yaşayacaksın fena mı?

C-Peki ya ailem, arkadaşlarım? Bu değişime şaşıracaklar?

Ö-Korkma demedim mi? Burada yazar benim onların hafızalarıyla oynarız biraz merak etme, evet ne diyorsun?

C-Son bir soru; nasıl ölücem?

Ö-Sen seç! Kabul ediyorsan teklifimi bu hakkı da sana sunuyorum.

C-Ya bu iyiliği ya da kötülüğü, daha anlayamadım, bana niçin sunuyorsun? Neden sunuyorsun ve niçin ben?

Ö-E ben seni yazanım, sende beni yazarsın!

C-Zekice bir cevap!

Ö-Aklı ben yarattım!

C-(Bu fırsat kaçmaz o zaman)Çok soru sordum kusura bakma ama biz insanoğlunun yıllar yılı merak ettiği bir şey var; “Yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan?”

Ö-Ha ha ha! Maymundan getirdiğim soyun en zekisi diye düşündüğüm insan, bu soruyu bana niçin sordun ki? Eğer teklifimi kabul edersen bu konuştuklarımızı unutacaksın ve cevabı yine düşünmeye devam edeceksin.

C-O zaman kabul etmem!

Ö-Sırf bu saçma sorunun yanıtı için?

C-Evet! Mantıklı bir açıklama sunarsam dünyaya hem para sahibi olurum katılacağım programlar sayesinde hem de bu programlarda zeki insanlar var olduğu için biri bana ilgi duyabilir, ha ne dersin?

Ö-Sen delisin!

C-Kulunum! Evet cevap?

Ö-İlk önce sen cevabını ver!

K-Kalk hadi

C-Yaa beş dakika daha…

K-Kalk!

C-Off iyi! Kahvaltı hazır mı bari?!

K-Ne zaman hazırlamadım?!

C-Aaa ne bu sabah 07.00 şiddetinde alınganlık?!

K-Bir şey mi dedin hayatım?

C-Kahvaltıda ne var?

K-Yumurta yaptım!

C-Sen mi yaptın yumurtayı? E o zaman sen??? Tavuk musun, Tanrı mı?

K-Tanrı olamayacağıma göre?!

C-Nerden bilebilirim, bu test olabilir.

K-Daha biraz evvel Tanrı’yla konuştun, sesi böyle miydi?

C-Sen nerden biliyorsun?!

K-E sende her şeyi yazma!

C-Yazıyor muyum? E o zaman ben???

K-Ne ben?

C-Tanrı mıyım?

K-Yok daha neler, eğer öyleysen; kendi kendine mi konuştun, deli!

C-Deli olmasam; insanların hepsini mutlu yapardım ama ben değişimi seviyorum sadelikler içinde.

K-Yani şimdi ben senin yüzünden mi mutsuzum?!

C-Haydaaa! Aa pardon, dengesizlikten bahsetmiştim değil mi? Sizi böyle paranoya ve alıngan yapmak benim suçumdu!

K-Peki neden?

C-Dedim ya deliyim!

K-İyi de bir delinin bu kadar büyük bir dünyayı yönetmesi sence mantıklı mı? Şimdi ateistleri anlamaya başladım.

C-Dünyanın dışı da var! Ama daha henüz sizin oraları görmeniz, duymanız yasak!

K-Aa demek ki bizim gibi daha çok zavallı varmış, ilginç!

C-Yoo onlar zavallı değil gayet durumlarından memnunlar.

K-Nerden biliyorsun?

C-Çünkü hiç biri evli değil!

K-Bana bak ne olduğunu bilmediğim için farkındaysan ağzımı açmadım yoksa benden iyi bir laf yiyeceksin ama eğer Tanrı’ysan çarpılmaktan korkuyorum!

C-Kendi nefsin!

K-Hem nedir bu sendeki evlenme karşıtlığı ve evliliğe karşı negatif kampanya?

C-Çünkü ben senle evliyim!

K-Ne yani şimdi sen, senin yerine başka bir vücut sahibi olsaydın ya da başkasıyla evlenmiş olsaydın veya hiç evlenmemiş olsaydın; her şey daha mı farklı olacaktı?

C-Bunların cevaplarını veremem ama şunu bil ki mutlu olsaydım…

K-…biz de mutlu olacaktık?

C-Evet!

K-Kimsin sen ya?! Hayır yani bu yazılarını okuyanda değişik bir yazı okuyorum sevincindeyken yanlışlıkla evliliğe karşı aşı kampanyan sayesinde zehirlenecek ondan korkuyorum! Yoksa bunlar bir komplo mu? Hayır yani bakın arkadaşlar kitap yazdım, alın okuyun, Tanrı’yla muhabbetlerim var içinde çok ilginç, yani daha önce böyle bir şey yapılmadı diyerek milleti sömüreceksin sonra da aldatılmışlığının sonucunda bayanlara karşı kinini mi sunacaksın çaktırmadan?

C-Bak bu dediklerini yazmazsam kimse çakmaz!

K-Aa demek ki doğru!?

C-Doğru olmasa yazmazdım. Ben yazanım ve siz sadece “oku” denildiğini sanıyorsunuz değil mi?

K-Bu yanık kokusu nerden geliyor? Yoksa sözlerim için bana kızdın da muhabbet arasında çaktırmadan canımı alıp cehennemine mi getirdin ya da ölmüştüm de o yüzden mi seninle konuşabildim?!

C-Sen hangisine inanıyorsun?

K-Öldüğüme!

C-Niçin?

K-Senin gibi biriyle evlendiğim için zaten bu saniyeden sonra yaşama fikri pek hoş gelmeyecek bana da o yüzden! Neden evlendin peki ve niçin ben? Ve neden asgari ücret ve neden açız?! Ve, ve, ve hatta en önemli soru neden çocuğumuz olmuyor?

C-Bu soruların cevabını gerçekten çok merak ediyor musun?

K-Laf olsun diye saçmaladığımı sanmıyorsan, evet!

C-Çünkü sen yarattıklarımın en güzelisin.

K-Evlenmek için mi özene bezene “en güzel”ini yarattın? Yoksa güzel olduğumu fark ettiğin zaman mı evlendin, hayatıma nasıl girdin, nerden çıktın, kimsin, nesin?!

C-Dur biraz yavaş ol! Sırayla…

K-Bu yanık kokusu nerden geliyor?

C-Sanırsam kahvaltıda yanık ekmek yiyecez.

K-Hay Allah canını almasın, lafa daldırdın beni.

C-Amin! İnanıyor musun böyle şeylere?

K-Neye?

C-Dualara?

K-E inanıyorum!

C-Zaten inanman gerekiyor… Peki neden Arapça dua ediyorsun?

K-Öyle öğretildi!

C-Saçma değil mi?

K-Bilmem! Sen öyle yazdırmışın.

C-Ama seninle şuan Türkçe konuşuyoruz değil mi?

K-O zaman Türkçe yarattığın en iyi dil!

C-Evet!

K-Bir şey sorcam, hani biz kulların değişik zamanlarda, değişik icatlarda bulunuyoruz; telefon, bilgisayar… gibi… Peki bunlar neye göre sıralanıyor sen mi ayarlıyorsun yoksa özgür irademizin şansına mı bağlı? Hayır yani Newton’un ne günahı vardı da o elmayı kafasına attın?

C-Ben atmadım, düştü!

K-İşte onu soruyorum bende bunu kim yönetiyor? Yani Graham Bell telefonu icat etmesi için mi yaratıldı?

C-Evet!

K-Peki icat etmeden intihar etseydi! Sonra başkası mı bulacaktı yoksa telefon diye bir şey olmayacak mıydı?

C-Şuanda neden uçan arabaları sadece filmlerde görüyorsunuz?

K-Sakın öyle bir şey gerçekte olacaktı da adam öldü deme!

C-Adam değil kadındı ve intihar etmedi, öldürüldü!

K-E o zaman onu öldüren yani canını alan sensin!

C-Evet çünkü bunu hak etmediniz!

K-Biz ne yaptık ya! Off zaten senin yüzünden mutsuzmuşum ve senin yüzünden uçamıyorum!

C-Sen uçsan da üzülebilecek bir şey bulurdun merak etme!

K-Lafı değiştirme, neden hak etmiyor muşuz?

C-Ben her yarattığım şeyi bilerek, düşünerek yarattım ve araba üretildiyse sonsuza kadar yetebilecek petrol herkese var demektir! Ama siz ne yaptınız var olan kaynakları sakladınız sadece kendi topraklarınızdakileri pahalıya sattınız ve bunun içinde kan döktünüz!

K-Burada benim suçum ne?

C-Hala o petrol ürünlerine ne kadar zam gelse de, şeytana ruhunu satan kullarımın ceplerini doldursanız da ve siz bunu bilseniz de almaya devam ettiniz!

K-Almasak?

C-Fiyatlar düşmek zorunda kalacaktı ve bazı şerefsizler açlıktan bana yalvaracaklardı!

K-E o zaman sende bizlere benzin falan aldırmasaydın! Yönetmeye hakkın var!

C-Denedim, bekledim, bakalım bana dua ediyorsunuz ama şeytana ruhunu satmış insanların farkına varıp cezasını verebilecek misiniz diye bekledim…

K-İlginç! Peki şimdi ne olacak?

C-Uçan arabayı sen icat edeceksin! Vakti geldi…

K-Ben mi?

C-Evet!

K-Neden ben?!

C-Bunca yıl bana katlandın, yemeğimi yaptın, çamaşırımı yıkadın, ütümü yaptın, benim için aç kaldın….

K-Ne demek bey bunlar görevim!

C-Ben de seni mükafatlandırıyorum.

K-Olmaz öyle şey!

C-Neden?

K-Ya öldürülürsem?

C-Ha ha ha ben öldüremedim komplo kurduydum zaten!

K-Ciddi olamazsın!

C-Şaka, şaka! Bunca yıl aynı yatağı paylaştın ve bunu sana bahşediyorum.

K-E peki Einstein ne yaptı sana?!

C-Yok daha neler?! Saçmalama tabi ki yatmadım! Sadece arkadaştık!

K-Arshimed? Hem de hamamda? Üstelik çırılçıplak!

C-Oha! Ne bu şüphe?!

K-Ne bileyim yatakta o kadar iyi değildin!

C-Niye bana bunu şimdi söylüyorsun? Hem alışamadım bu vücuda. Eskiden mitolojik çağlardı ne güzel iki kafalılar, uçanlar, at kadınlar….

K-Hani en güzeli bendim!?

C-Her zaman benden önce boşaldığını söylememe gerek var mı?

K-Neyse kapat bu konuyu!

 

 

 

Cast:

Ö= Ölüm, Tanrı, Sanılgı, Rüya

C=Canlı, Can, Ben, Rüya

K=Kadın, Paranoya, Alıngan, Gerçek Olmayan

 

Yazan:

Hepsi!