Etiketler:terabyte Yorumları Göster/Gizle | Klavye Kısayolları

  • admin 10:25 - 15 September 2012 Permalink | Cevapla
    Etiketler: ekşi sözlük, , fotokritik, foursqaure, friendfeed, , petabyte, sosyal ağ, sosyal mecra, terabyte, , zettabyte   

    Bundan x sene sonra paylaştığımız içeriklerin durumu ne olacak? 

    Ciddi ciddi düşünmeye başladım, bundan X sene sonra sosyal medyada paylaşacağımız içerikler ne olacak?

    Yazdığımız içerikleri printer’dan basıp, klasör klasör listelemeli miyiz? Yangın, sel, deprem… v.s.? O zaman digital arşivciliğin neden doğduğunu mu anlıyoruz? Peki 30 yıl sonra bu arşivi barındırdığım servisin durumu ne olacak? Ömür boyu garanti verse bile benim ömrüm ne kadar? Ben öldükten sonra o arşivi kim farkedecek? Kendi data diskim bana ne kadar hizmet verebilecek? Deprem onu da yıkmayacak mı? Printer’dan bas, datanı kendine kaydet, online servise yükle, belli aralıklarla bunları tazele ve çoğalt, başka bir servise daha kaydet…vs Digital çöplük değil mi?

    Çektiğimiz fotoğrafları basıp mı saklamalıyız? Nereye kaydetmeliyiz? Ses dosyaları, görüntü dosyaları?

    Arşiv niteliğindeki dosyalardan bahsetmiyorum, mesela şuan yazdığım yazının ömrü ne kadar? Hosting ücretini ödeyemediğim güne kadar mı? Attığım bir twit, twitter’ın dükkanı kapattığı güne kadar mı? (*friendfeed sorunsalı)

    Google, servislerini zırt pırt kapatıp yenisini açarken, dosyalarını kaydet diye uyarıyor sağolsun. Friendfeed eski tarihleri silerek yenilerine yer açıyor. Facebook zaman tüneli ile en doğrusunu yapıyor. Twitter bütün içerikler bana aittir, ben karar veririm diyor. Ekşi Sözlük nereye kadar yaşayabilecek? R10.net 7 aylık arşivini kaybetti ve kendi sonunu hazırladı.

    Bir sosyal mecranın yedekleme sistemi nasıl olmalı? Bunu kişi mi düşünmeli, mecra mı?

    Sosyal ağlarda bir günde üretilen toplam içerik 2 petabyte! Hali hazırla disk üretimini ile başa baş gidiyor. Yenilerini üreterek mi çözüm bulacaklar? Fiziksel boyutlarını kim depolayacak?

    500.000 yıl öncenin verilerine ulaşılabiliyorken, bundan 30 sene sonra bugünün verisine ulaşabilecek miyiz? Dünya üzerindeki toplam veri şuanda 1 zettabyte boyutunda. 2012 sonunda bunun 1.8 zettabyte olması düşünülüyor. Yani 1 milyar 800 bin terabyte eder!

    Dijital veri dünyasının en büyük çıkmazına hoş geldiniz. Önümüzde 3 adet seçenek var.

    1) Verileri sıkıştırarak saklamak. (Örnek: Facebook yüklediğiniz bir fotoğrafın kalitesini bozar. Böylelikle sizin bilgisayarınızdaki 2mb’lık bir fotoğraf 50kb’lık bir şekilde dönüştürülerek yüklenir.)
    2) Geçmiş bir süreyi takiben verileri silmek. (Örnek: Friendfeed’te 21 sayfa yani 630 gönderinizin arşivini tutar.)
    3) Veri girişlerini belli bir kritere bağlamak. (Örnek: Fotokritik’te 72 saatte 1 fotoğraf yükleme hakkınızın olması. Sözlüklerde 10 adet entry’i onaya verip yazar olma hakkı kazanmak. (Böylelikle doğru ve kaliteli içerik yazarı sahiplerine ulaşıp, çöplükten biraz uzak durulabiliyor. Yumurta kafaların büyüklüğü sizce nedir?))

    Mesela Twitter’da 2009 verilerine göre (4.5 milyon twitter kullanıcısı arasında yapılan bir istatistik değeri) kullanıcıların,

    • 79.79% profilinde bir url yazmamış.
    • 75.86% profilinde hakkında yazısı yazmamış.
    • 68.68% bir lokasyon bildirmemiş.
    • 55.50% kimseyi takip etmemiş.
    • 54.88% hiç twit atmamış.
    • 52.71% hiç takipçisi yok.

    Çöplüğe bakar mısınız? Nasıl engelleyebilirsiniz?

    2011 yılında ayda 235 milyon dakika video izlenmiş. Bu rakam 2016 yılında ayda 3 trilyon dakika olacak!

    Peki buna gerçekten hazır mıyız?

    Gerçekten büyük arşivcilikten ya da kişisel arşivcilikten bahsetmiyorum. Çektiğimiz fotoğrafın, videonun, yazdığımız bir yazının ömründen artık geçtim, şu an çektiğim ofisteki bir fotoğrafı 40 yıl sonra bulabilecek miyim? Herşey benimle birlikte mi silinecek, yüklediğim servis ile mi silinecek? Bunun sorumlusu sizce kim olmalı?

    Foursquare’de bir çok fotoğraf ekleniyor. Bu fotoğraflar 10 yıl sonra ne olacak? Foursquare’i yediğim, içtiğim, sıçtığım yerleri check-in yapayım olarak gören insanlara sormuyorum bu soruyu. Oradaki büyük veriyi kullanabilen kişilere soruyorum. Daha önce hiç gitmediğiniz bir yerde, sizin ne istediğinizi doğru bilen bir programdan bahsediyorum. Yorumları ile, arkadaş tavsiyeleri ile, arkadaşlarınızın ve diğer insanların gitme sıklıklarına göre, haftanın günü ve günün saatine göre doğru mekan olup olmadığını bilen, mükemmel ve doğru bir algoritma ile bana sunan, üzerine bir de fotoğrafını da gösteren bir servisten bahsediyorum. O fotoğraflar sizce de çok değerli değil mi?

    Konum bazlı fotoğraflar ne kadar önemli verilerdir. Bundan 100 yıl sonra 2012’de o heykelin durumu böyleydi, al ona göre restoratör ol, 2015’te bu sokağın her yeri çöplüktü, al ona göre sosyolojini yap. Fotoğraf var, doğru konum var, yorum var, gelen insan profilleri var. Bir istatistik uzmanı bunlarla neler yapmaz ki? Tabi ilk önce korktuğumuz yerlerden birisi de bu veriler.

    Kötüye kullanım için çok açık ama bir tarih için çok değerli değil mi?

    Bir arkeolog için bundan 200 yıl sonra, 1000 yıllık bir eserin sadece yapım bulguları mı önemli? 2018 yılındaki halini görebilse, daha ne ister ki? 1992’de x noktasından çekilmiş bir fotoğraf yok muydu? Vardı, ama kimbilir şimdi nerede? Bu veriye nasıl ulaşabileceğiz? Çöplüğün içinde bu veriyi nasıl bulabileceğiz?

    Dijital veri dünyasının en büyük çıkmazındaki 3 seçeneğin dışında bir seçenek daha doğmak zorunda. Ama bunu o mecrayı yaratan kişilerin değil, bu mecralardan veriyi doğru şekilde çekebilecek kişilerin yapması gerekiyor. Doğru verileri şimdiden doğru bir şekilde etiketlendirip 3. kişilerin saklaması gerekmekte. 2012 yılında dünyanın önemli noktalarında çekilmiş fotoğrafları şimdi doğru yere, doğru şekilde kaydetmeliyiz. A konusu hakkında 2012 yılında yazılmış yazıları saklamalıyız. B türünde kaydedilmiş müzikleri, C türünde çekilmiş filmleri, D türünde yazılmış blogları… Binlerde kategori ve milyonlarca alt kategorisi olan bir girişim değeri taşıyor bana göre. Eğer bunu şimdi yapmazsak, dijital çağın başında kaçırdığımız verilere yenilerini de eklemek zorunda kalırız. Dur şuna 2011’i de ekleyelim dersek yanılırız, şuanki doğru veriye şuan sahibiz. Daha fazla geç olmaması lazım. Bir wikiplaces.com olmalı, gün gün o noktanın fotoğraflarını foursquare’den, twitter’dan, facebook’tan kaydetmeli.

    Eğer şimdi bir garajım olsaydı, ve bu garajda bana sosyal haklar sağlayan bir devletim olsaydı hiç şüphesiz ki bu işe başlardım. Gelir modeli olmayan bir iş, bağışlarla para kazanılmayacak bir ülke. Götüm rahatta olmadığı için başlayamam. İşin içine gelir modelini sokarsam “doğru” olmayacak bir veri olur. Gelir modeli ne diye soran yatırımcılara nah yapmak zorunda kalırım. Tek kişi, tek kurumsal görüş değil. Üretilen içeriğin arasından doğru veriyi, doğru şekilde saklama sadece tarih için yapılabilecek birşey. Bir heykelin önünde fotoğraf çekilen bir apaçi değil, instangram ile heykeldeki atın taşaklarının efektlendirilmesi değil. Güçlü bir editör yapısı, güçlü bir sermaye. Bende yok ama olan başlasın lütfen.

    Arz ederim.

     
    • Serkan Cura 10:44 - 15 Eylül 2012 Permalink

      Dün bu konuda çok değer verdiğim ve bilgisine güvendim bi abimle konuşurken de aklıma geldi hali hazırda çalışmakta olan sosyal medya takip sisteminde 21 TB veri olduğunu ve bunun yıl sonunda 100TB yi geçeceğini söyledi. Bakıldığında bu verinin sadece text veri olduğunu varsayarsak gerçekten ciddi bir bilgi. İş olarak gerçekten gelecekte çok büyük bir iş sahasını barındıracak bir sektör “Data Management” ayrıca bilginin sahibinin yön vereceği bir geleceğe doğru gidilmekte bu da düşünüldüğünde kesinlikle geleceğin fırsatı diye düşünmekteyim ama evet kocaman bir ama sermaye gerçekten çok ciddi öyle 5 10 serverla olacak işte değil, Gelecekte belki de Data City kavramlarına erişmesi çokta uzak görünmeyen bir yapıya ihtiyaç duyuyor olması insanları korkutuyor olsa gerek…

    • Mustafa Öztürk 16:26 - 15 Eylül 2012 Permalink

      “500.000 yıl öncenin verilerine ulaşılabiliyorken, bundan 30 sene sonra bugünün verisine ulaşabilecek miyiz?” harika bir soru olmuş.
      Ama kıt olanın değerli olduğunu varsayarsak belki de bu çöplük bu verileri gerçekten çöp yapıyordur.

    • Fatih Toprak 05:38 - 29 Aralık 2012 Permalink

      Mükemmel yazı olmuş . Zihninize sağlık. Tek seferde nefessiz okudum.

    • fevzi 00:46 - 18 Haziran 2013 Permalink

      Hocam yazınızı sonuna kadar okudum ve sosyal ağlar ile ilgili benim asıl endişem ne biliyormusunuz… İnsanlar buralarda özgürce düşüncelerini, paylaşımlarını yaptıını zannederken aslında birilerininya reklam malzemesi oluyorlar ya da birilerinin kalbini kırdığı, işine keser vurduğu için mahkeme salonlarını boyluyorlar. Buradan da çıkan sonuç gayet açıktır, sosyal paylaşım siteleri bizlerin özelini, hayatını, geleceğini çalan birer zombileştirme platformlarıdır. Ayrıca eklemeden geçemeyeceğim, Üslubunuzu beğendim :)

  • admin 15:33 - 11 November 2008 Permalink | Cevapla
    Etiketler: gb, harddisc, harddisk, hergunucuz.com, kredi kartı, seagate, sipariş, tb, terabyte   

    hergunucuz.com güvenmek ya da güvenmemek arasında 

    06.10.2008 tarihinde hergunucuz.com da süper bir ucuzluk vardı. 1 TB ‘lik Seagate harddisk sudan ucuz fiyata satılmaktaydı. Zaten ülkemizde Terabyte’lık hardisk yokken, olan 2 modelde 200 doların üzerinde fiyatlardayken 180 liraya bu ürünü kaçırmak istemedim ve hemen kredi kartından ödeme yaptım. Sitede belirtilen teslim koşul süreleri 2 iş günü, 5 iş gün, 10 iş günü derken bütün süreleri bitti ve elime hiç bir şey ulaşmadı. Resmi süreyi bitirdikten sonra arayıp durumu öğrenmek istedim. Telefondaki bayan tedarikçi firmada bir yoğunluk olduğunu, malları çekerken sürenin uzadığını falan anlattı. Eğer istersek paramızı iade edeceklerini söylediler, ben de firmaya güvendiğimi, ürünü beklediğimi belirttim. Sonuçta bu fiyata ürün kaçmazdı. Ama gel zaman git zaman hala bir haber yoktu sevgili harddiskten bende yavaş yavaş acaba para güme mi gitti diye tırsmaya başlamıştım. Zaten şaka gibi bir fiyatı vardı inanması güçtü, lakin inanmak istiyordum çünkü bu ürüne çok ihtiyacım vardı. Bekledim kredi kartının zamanı geldi parasını gittim ödedim, ürün hala ortada yok. Derken dün gece bir mail geldi;

    Ürün tedarikinde yaşanan gecikme ve problemlerden dolayı **** Nolu SEAGATE 1000 GB (1 TB), 7200 RPM, 32 MB Cache, NCQ, SATA 2, Barracuda 7200.11 Siparişiniz; tarafımızdan iptal edilerek, yapmış olduğunuz ödeme kredi kartı hesabınıza iade edilmiştir. Bankalarımızın kredi kartı merkezi sistemi gereğince yapılan iade işlemi 7 (yedi) iş günü içerisinde hesabınıza yansıyacaktır.

    Bilgilerinize Sunar

    Teşekkür ederiz

    hergunucuz.com ‘dan alışveriş yapanları duydum, şahit oldum hiç bir sorun yaşamadılar. Güvenmeyin demiyorum elbetteki güvenilir bir firma. Bu ürün haliyle az bulunan bir ürün ve ürünü aldığım hafta dolar kafayı yedi. Aslında haklılar bir şey diyemem. Babalar gibi de parayı geri yolladılar. Buna da şükür :D

    Bu durumda ne diyeceğimi bilemiyorum, o kadar heves etmiştim ki ama olmadı. Zaten bir şeyi ne kadar çok istersem o kadar çok uzaklaşıyorum, her zaman böyle oldu. Bu harddiskin hayalini çok kurdum, dahili 1TB’lık harddisk! Doldur doldur bitmez mübarek. Ne yapalım artık gerçek parasıyla alacağız. Başımız sağolsun.

     
    • baybay 17:17 - 06 Aralık 2008 Permalink

      Merhaba bende aynı üründen aldım. Banada 11 Kasımda ürün ücretini iade ettik dediler. Yaklaşık 1 Ay oldu hala ücret hesabıma geçmedi. O günde Tüketici Hakları Hakem Heyetine şikayette bulundum. Firmaya yazı yazmışlar bekliyoruz bakalım. Benim lehime karar çıkarsa Nitelikli Dolandırıcılıktan dava açacağim. HGU’ya ayrıca tüm HGU zedelerin toplandığı ( Herguucuz.com firmasının destekçisi) daha önce fındıkçılarda olduğu gibi bizimde donanimhaber forumunda topicimiz silindi şimdi kimseyle ne yaptığı hakkında görüşemiyoruz. Neyse geçmiş olsun. Sen parayı alabildinmi bari. İyi bayramlar

    • admin 14:52 - 07 Aralık 2008 Permalink

      Henüz ben de parayı alabilmiş değilim. Ama söylediklerine göre iki banka arasında para sıkışmış durumda. Onlar finansbanktan parayı yolladıklarını söylediler ve onay ekranlarını gönderdiler, arada sıkışan para için benim bankam yapıkrediye faks atmam gerekiyormuş. Şimdi bayram mayram bekliyoruz bakalım.

    • Ahmet 18:12 - 12 Aralık 2008 Permalink

      arkadaslar bende aynı durumdan madurum ve antalyadayım siz neden uskudardaki adreslerine gitmiyorsunuz biliyorsunuzki telefonlada ulasmak bela bunlara

    • Oğuzhan 16:19 - 13 Ocak 2009 Permalink

      Arkadaşlar faks falan yalan. Ben bankayda gittim ve hiç bir sorun olmadığını söylediler ama şimdi şirket telefonları açmıyor. Sanırım artık tek yapılcak şey polisle kapısına dayanmak olucak ve en kısa zamanda yapıcam bunu

    • kerim boz 19:48 - 23 Ocak 2009 Permalink

      Merhaba arkadaşlar,
      Bende hergunucuz.com sitesinden 1 TB seagete harddisk aldım.1 ay sonra HD bozuldu.15.kasım.2008 de ürünü firmaya gönderdim.Bu harddiskimi son görüşüm oldu.aradan 1,5 ay geçince firmayı aradım ve o tarihten itibaren defalarca beni telefonda atlattılar.Garantiye yolluyorz bekliyoruz geldi vs. diye.En son bu hafta başında tekrar ulaştım firmaya .Ürün tamir oldu,Cumartesi yolladım bu gün elinizde olur dedi.Sonra kargo gelmediğini anlayınca dolandırıldığımıda farkettim.Bu sefer nette firmanın batmış olduğunu gördüm.Turuncu elektronik adlı şirketin sahibi Oğuz ÖZYİĞİT adında biri.sinirden defalarca telefonla aradım.Otamatik bant kaydı çıkıyor.Disbiritörlere ulaştım.Harcadığım kontörün haddi hesabı yok.Gerçekten para olarak düşünmüyorum.Çok zoruma gitti bu kazığı yemek.Bundan sonraki yapmam gerekenler nelerdir.Bunu yanlarına bırakmak istemiyorummahkeme süreci nasıl işler.O 250 liralık disk için 500 lira mahkeme masrafına girmeye razıyım.Bana bu konuyla ilgili yöntem önerin.Saygılarımla..

    • Oğuz Özyiğit 01:23 - 13 Nisan 2009 Permalink

      Selam,
      Tüm çabalarımıza ve mücadele etmemize rağmen fimamız ekonomik krizden çıkmayı başaramamıştır, ve internet sitemizi bir süreliğine kapatmak zorunda kaldık.Krizin boyutu her geçen gün derinleşince firma olarak sitemizi satma kararı aldık ve 01.04.2009 tarihi itibari ile sitemizi devir ettik.Uzunca bir süre farklı problemler ile uğraşmamızdan dolayı bazı müşterilerimizin sorunlarını çözme imkanını bulamadık.Ancak tüm olumsuzluklara rağmen hemen hemen tüm müşterilerimizin sorunlarına çözüm bulmaya çalıştık, artık hergunucuz.com sitesinin Turuncu elektronik ile hiç bir alakası kalmamıştır, ancak olaki bizden para iadesini alamayan (ulaşabildiğimiz kayıtlarımızda gözükmemektedir) yada herhangi bir problemi olan arkadaşlar var ise turuncu@hergunucuz.com mail adresinden bana ulaşabilirler, bizler kul hakkından korkan insanlarız, diğer batıp giden internet siteleri gibi müşterilerimizin hakkı ile yaşamak istememekteyiz,elimizde olmayan sebeplerden dolayı yaşattığımız problemlerden ötürü herkesten özür dilerim.
      Oğuz Özyiğit

    • Kerim Boz 10:06 - 06 Mayıs 2009 Permalink

      Sayın Oğuz ÖZYİĞİT yukarıda yazdığı cevapta samimi değildir.Sadece duygu sömürüsü yapmaktadır.verdiği mail adresi geçerli değildir.Gönderdiğim mailler geri gelmektedir.Ayrıca sattığını söylediği hergunucuz.com sitesinin whois sorgusunda domain sahibi hala Oğuz ÖZYİĞİT görünmektedir.Oğuz bey benim bu mağduriyetimi çözmek istiyorsa mail adresim kerimboz@hotmail.com dur.

    • Can PAÇACI 00:09 - 26 Ağustos 2009 Permalink

      Arkadaşlar, bugün benim paramın yattığını öğrendim. Aradan 1 yıl geçti ama para kuruşu kuruşuna geri yattı. Umarım sizler de paralarınızı geri almışsınızdır, hesap ekstrelerinizi kontrol edin ve haberlerinizi bekliyorum. Geçmiş olsun.

c
Compose new post
j
Next post/Next comment
k
Previous post/Previous comment
r
Cevapla
e
Düzenle
o
Show/Hide comments
t
Go to top
l
Go to login
h
Show/Hide help
shift + esc
İptal