Etiketler:blog Yorumları Göster/Gizle | Klavye Kısayolları

  • admin 10:51 - 20 April 2012 Permalink | Cevapla
    Etiketler: blog, blog rss, siyuu   

    Siyuu – Don’t Forget Blogging 

    Uzun zamandan beri üzerinde çalıştığımız bloglara yönelik yeni içerik eklemeye teşvik edici servisimiz artık hazır.

    Siyuu.com bloglarına ilgi göstermeyen, domain çöplüğü yaratan, herşeyini sosyal medyada paylaştıkça kendi blogunu unutan insanlara bir tokat niteliğinde çarpan bir servistir. Bilindiği üzere sosyal medya kelimesinin keşfi ve hızla yayılmasıyla birlikte her yıl dünyada Kıbrıs Adası büyüklüğünde blog yok olmakta. Aslında sosyal medyanın kalbini oluşturan içerik merkezleri olan bloglar yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. İçerik olmazsa Twitter, Facebook, Google, Friendfeed, Quup, Pinterest, Tumblr gibi servisler de yok olur. İçeriğin kökünü kaybetmeyelim, bloglarımızı yalnız bırakmayalım, onları sevelim.

    Siyuu.com ise bloglara geri dönüş çağını başlatan, bloglarınıza yeni içerik eklemeniz için size yardımcı olacak bir arkadaşınız, bir dostunuzdur. Siz blogunuzu unuttukça size mail atacak, içerik önerilerinde bulunacak, ilgi alanlarınıza göre takip edebileceğiniz yeni blogları size sunacak. Blogunuza yeni içerikler yazdıkça sizi onurlandıracak, yazmadıkça hiç acımadan suratınızın ortasına tokadı yerleştirecek ve hemen ardından ıslık çalarak olay yerinden uzaklaşacak bir servistir.

    Her ne kadar Beta sürecini tamamlamış olsak da ilk 15 günlük süreç aslında bizim için güzel bir deney alanı olacak. Çünkü sizden gelecek geri bildirimler, eklenecek blogların kategorileri, etiketleri, yeni yazı ekleme süreleriniz gibi veriler servisin yapay zekasına büyük bir anlam katacak ve her geçen gün daha zeki olacak.

    Bu arada siyuu.com için emek veren herkese teşekkür ederim. Başlangıçta bu fikrin oluşmasını sağlayan Batuhan İçöz‘e, tasarım için Eren Can‘a, yazılım için Bilge Öz‘e, fikrin gelişmesine destek veren, Halit Altunterim, Şirzat Aytaç, Nazmi Yılmaz, Oğuzhan Selçuk Bülbül, Mehmet Akif Tütüncü ve şuan adı aklıma gelmeyen, fikirleri ile siyuu.com ‘u coşturan herkese teşekkürü bir borç bilirim.

     
    • Ayhan 10:04 - 11 Mayıs 2012 Permalink

      Ağabey, sistemi sevdim. Yakında geleceğim yanınıza ama facebook sisteminde sorun mu var?

    • admin 13:40 - 15 Mayıs 2012 Permalink

      Facebook Login sistemindeki sorun giderildi.

    • Burak Üçüncü 18:39 - 12 Haziran 2012 Permalink

      Ölmeye yüz tutmuş blogculuğu tekrar diriltmek adına güzel hareket :)

    • admin 21:26 - 12 Haziran 2012 Permalink

      Dirilteceğiz bakalım inşallah.

  • admin 14:32 - 13 February 2012 Permalink | Cevapla
    Etiketler: blog, dava, sansür, yargılanma   

    Sansürden öte bir durum: Yargılanma! 

    Yandaş medya kelimeleri ile hükümet kelimesini yanyana getirmek bir suç değil, bir düşünce özgürlüğüdür. Herkesin her düşüncesini özgürce ifade edemeyeceğini biliyorum ama yine de o kadar saçma davalar açılıyor ki, sadece gülüp geçemiyoruz. Sansür bize vurduğu zaman hükümetin 3-5 kişi olarak nitelendirdiği yüzbinlerce kişi meydanlara dökülebiliyor. Ama bir dava söz konusu ise herkes susuyor. Aman bizi de içeri alırlar mı?!

    Yaklaşık 3 yıl önce internet üzerinden takip ettiğim bir blog yazarına, kendisi de Bursa’da olduğu için ulaşıp, tanışmak istedim ve her ay düzenli olarak buluştuğumuz toplantılarımızdan birine çağırmıştım. Evet kendisine hayrandım, çünkü çok iyi şeyler yazıyor, yazmakla kalmıyor çok da iyi şeyler çiziyordu. Bunu üreten beyin normal bir insanda bulunmazdı ve böyle bir zeka ile mutlaka tanışmalıydım. Tanıştıktan sonra kendisine daha çok hayran oldum ve hatta ona iş teklifinde bile bulunmuştum. Şartlarımız ortak olduğu sürece beraber çalışmıştık ve onun sayesinde çok da güzel işler ortaya çıkmıştı. Fakat ailesi biz seni 4 yıl boşuna mı okuttuk, neden okuduğun bölümle ilgili bir işte çalışmıyorsun, internet de neymiş, yazıp çizince koca bulamazsın diye dayatınca bizden ayrılmak zorunda kalmıştı. Sonra bir plazanın içinde, herkes gibi, normal bir insan olmak konusunda hayat tokatlarını atıyordu birbir. Bu ülkede farklı olmak sorundu… Ki kendisi herkes gibi yaşamaya zorlanırken blogunu hiç bırakmamıştı, hala daha yazıyordu.

    Derken, bir gün telefon geldi, bana dava açtılar ne yapmam lazım. Sesi üzüntülü, kendisi harap, hapse girme korkusuyla yüzyüze gelmişti. Ne yazdın ki diye bile sormadım, birşey olmaz sen sadece dediklerimi yap dedim.

    Ne yazdın ki diye soramazdım, çünkü ne yazabilirdi ki?! Bu ülkede düşünce özgürlüğü var arkadaşım!

    Kendisi, heryerde bulunan ve hep güldüğümüz bir komik isimler listesi oluşturmuştu. Hani vardır ya adı ve soyadı mağdurları. Bu isimler yıllardan beri her türlü mecrada konu edilebiliyordu. Bu blog yazarı arkadaşımız ise kendi hayatındaki komik isimleri listelemişti. Sonra bu mağdurlardan birisi dava açıyor. Sen benimle dalga geçemezsin! İyi de seninle dalga geçen yok arkadaşım, senin fotoğrafını mı kullandık, adresini, telefon numaranı mı verdik? Dünya üzerinde o isme sahip olan tek sen misin? Ha, evet ise ve gerçekten mağdursan git ailene dava aç! Asıl manyak olan onlar! Asıl seninle dalga geçen onlar! Öye bir soyisme, öyle bir isim koyarsanız kusura bakmayın ama komik olur.

    Ve ne yazıkki bunu benim yazmam, böyle komik isimlere örnek vermem de yasak!

    Bu kişi bir gün arama motorunda kendi adını soyadını arıyor, bu blogu buluyor, aman Allah’ım benimle dalga geçmişler diye hemen dava açıyor. Belki de bu kadar komik bir isme sahip olan bir kişi sadece bu yolla para kazanabilir!

    Sevgili devletimin memurları ise bu blogu araştırmaya başlıyorlar. Blogspot üzerinden yayın yaptıkları için yazara ulaşmaları imkansız. (Ve bu yüzden her seferinde yazara ulaşamadıkları için blogspot gibi servisleri toptan sansürlediler.) Sonra nasıl akıl ediyorlar bilinmez, bu blogun facebook sayfasını buluyorlar. Boşuna CSI dizilerini izlememişler, araştırma yöntemlerine hayran kalıyorum. Facebook sayfasının kurucusu oladuğunu gördükleri kişiyi, aha blog sahibi budur diyerek araştırıyorlar sistemlerinden ve hemen bir telefon açıp, emniyete gelmesi gerektiğini söylüyorlar.

    Kızlarını yıllarca okutmuş aile bunu duyunca deliye dönüyor. Biz sana yazma dedik! Biz sana çizme dedik! Bu ülkede memur olacaksın! Rahat edersin….

    Arkadaşım emniyete gidiyor, bu kısma kadar kendisi de neden çağırdıkları hakkında bir bilgi sahibi değil. Sadece internetle alakalı olduğunu biliyor, başka da bilgi vermemişler. Emniyette söylüyorlar, şu isim size dava açmış. O kim ki? Var mı böyle bir insan gerçekte? Biz şaka sanıyorduk!?

    Memur bile gülüyor aslında ama görevini yapıp savunmasını alıyor…vs. Sonra o yazıyı kaldırmasını istiyor karşı taraf, ve işte biraz para, biraz hapis cezası gibi süsler de iletiyorlar yanında. Sonra arkadaşım avukat avukat geziyor. Bilmemne kanununun, bilmemne maddesince dava açılmış, kesin hapis! Evet hepsi böyle söylüyor, bir kişi bile kıza bak tamam hapis ama bu senin ilk suçun, komik bir ceza öder kurtulursun gibi şeyler söylemiyor. Hani onu bırakın zaten yaptığı şey suç değil! Kanun milattan önce yazılmış, dava ona göre açılmış. İlla o maddeden yargılanmak zorunda da değil! Yazıyı kaldırır, baskı hatası der, özrünü diler olur biter. Anlaşılabilir yani bir derecede! Yok ama avukatlar konu ne, suç ne daha anlamadan dinlemeden, o kanunun o maddesinden çok korkmuşlar. Haliyle arkadaşım da epey korkuyor. Ben şöyle savunma ver, şunu de bunu de, birşey olmaz dememe rağmen, avukat olmadığım için beni sallamıyor ve kendince bir savunma veriyor. Olaylar büyüyor, işe çok farklı boyutlara geliyor. Kamu davasına dönüyor…vs

    Aile baskısı biryerde üzerine bir de dava eklenince, kişi sistemin yarattığı koyun olma modunda hızlıca ilerliyor. Blogunu kapatıyor, facebook, friendfeed…vs hesaplarını kapatıyor. Maazallah! Ot yazsam, bok anlarlar diye artık hiç yazmıyor.

    İnternet bir blog daha kaybetti!

    Gelelim ikinci konumuza 6 yıldan beri blog yazan ve sürekli takip ettiğin başka bir arkadaşıma ise başbakan dava açıyor. Hem de kendi kullandığı cümlenin aynısını blogunda kullandığı için! Kendisi miting alanlarında gürlerken, diğer partilere bu lafı söylerken, blog yazarı arkadaşımız bunu söylediğinde suç oluyor. Üstelik kendisi kendi alan adı üzerinden, kendi isim soyismiyle yayın yapan birisi. Hemen davadan haberi oluyor, 2 yıl hapis isteniyor, başbakanımızın imzası olan bir duruşmaya katılması isteniyor. Neden? Yazdıklarından dolayı!

    Bu ülkede yazdıklarından dolayı hapse girmiş çok insan var. Hatta öldürülenler var. Sistem koyun üretmek istiyor. Aradan sivrilenlerin önünü kesmeye çalışıyor. Kendilerine uymayan fikirleri yayanları içeri atıyorlar. Sadece kendi fikirleriyle dolu gazeteler, televizyonlar, dergiler, radyolar üretiyorlar. Yani satın alıyorlar. Şimdi de internetleri satın almaya çalışıyorlar. Artık medya onlara karşı birşey yazamıyor, önünü yıllar önce kestiler. Şimdi de sosyal medyayı bir tehdit olarak görüyorlar. Blogları sansürlüyorlar, blog yazarlarını hapse atmaya çalışıyorlar. Hatta twitter’da yazanlara bile dava açıyorlar. Sonra ne oluyor…

    6 yıldan beri muhteşem içerikler yazan arkadaşım, artık blogunda siyasetin “s” harfini bile kullanmıyor.

    İnternet bir blog daha kaybetti!

    Şimdi ben bile bu yazıyı yazarken, ulan bana da dava açarlar mı diyerek, kaç cümlemi düzenleyerek yazdım. Ve evet başta gürleyen ben, ben de koyun oldum. Baş kaldıramıyorum, tehdit ediyorlar. 140 karakterimden bile korkuyorlar.

    (Devamı …)

     
    • CraL 15:54 - 13 Şubat 2012 Permalink

      Yapacak birşey yok.

    • itir 05:37 - 14 Şubat 2012 Permalink

      yapacak bir seyler var. mesela adil yargilanma hakkimizi talep etmek gibi. bu talep de bos kalacak biliyorum. ama sessiz kaldigimiz zaman sadece kendi dunyamizi karartmiyoruz, cocuklarimizin da dunyasi kararacak. devlet politikalari yuzunden orta yasli kadin programi sunucusu goygoyculuguyla yasamak istemiyorum. kimse de istemez sanirim.

  • admin 06:12 - 10 February 2012 Permalink | Cevapla
    Etiketler: blog, sosyal ağlar, sosyal imleme siteleri, sosyal paylaşım siteleri, , web 3.0   

    Web 3.0 için neler yaptın? 

    Evrim 1.0 – Üretim

    Web 2.0 keşfiyle beraber herşeyin temeli üretime dayanıyor, tüketimi çok sonra akıl ediyoruz. İnsanlar birşeyler üretiyorlar ama bunları kimse tüketemiyor. Kısıtlı mecralar ve zekası olmayan arama motorları derken bu üretilen içerikler kaybolmaya başlıyor. Aslında biryere kaybolduğu yok ama biz erişemiyoruz. Bu sebeple üreticiler ve tüketiciler, bugün sosyal medya dediğimiz şeyin temelini atarak, listeleme mantığını geliştirmeye başlıyor. Üretilen içerikler konusuna göre listelenmiş web sayfalarında karşımıza çıkıyor. Ve tüketiciler bu listeleri takip ederek bilgilere artık erişebiliyor.

    Evrim 2.0 – Listeleme Siteleri

    Listeleme evrimi bir yere kadar iyi giderken, herkes listelemeye ağırlık verdiği için üretim azalıyor. Birden bütün listeleme siteleri ve bütün içerikler aynı hale geliyor. Çöküş başlıyor…

    Evrim 2.5 – Üretim

    Listeleme işine ağırlık verenler hayatta kalabilmek için, benzer içeriklerden sıyrılmak, eski günlerindeki ayrıştırılmış bilgiyi tekrar sunabilmek için üretime destek vermeye başlıyorlar. Fakat artık ortada içerik alacakları üretici kalmadığı için bu üreticileri kendi sistemlerinde özgün içerik üretmeleri için teşvik ediyorlar. Ve yeni bir düzen daha doğuyor.

    Evrim 3.0 – Komünite Siteler

    İçerik üreticileri yeni yazılarını tekrar insanlarla paylaşmak için komünite sitelerine içerik üretmeye başlıyorlar. Birbirinden farklı, birbirinden güzel sitelerde, özgün içerikler paylaşılmaya başlanıyor. Bu sefer aynı içeriğe boğulma gibi bir korkuları olmadan daha uzun süre hayatta kalabiliyorlar. Ta ki bir gün, birisi “-Kral Çıplak!” diyene kadar. Komünite siteler altın çağını yaşarken, daha çok para kazanırken, üreticiler de bu kazançtan pay alabilmek için baş kaldırıyorlar. Kazançlarını paylaşan siteler ilkey düzeyde de olsa halen daha hayatta kalmayı başarırken, paylaşmayanlar bir bir yok olmaya başlıyorlar.

    Mecra sayısı azalmaya başlayınca yine üretim fazlası içerikler interneti çöplüğe çevirmeye başlıyor. Üreticilerin de rekabeti artıkca, ürettikleri içeriklerin değeri azalıyor, okunma sayısı azalıyor… Yeni mecralar arayışına giren üreticiler, hep biz ürettik onlar kazandı diyerek artık kendi ürettikleri içeriklerden kendileri kazanmak istiyor.

    Evrim 3.5 – Üretim

    2. ve 3. evrim süreçlerinde para kazananlar 4. evrim için kafa patlatmaya başlıyorlar. 2 defa üreticilerini kaybettikleri için artık daha sağlıklı temeller atmak istiyorlar. Üreticilerle gelirlerini paylaşmadıkları için pişman olanlar, üreticiler için kendi mecralarının sahipleri olabilecekleri alt yapıyı kurmaya başlıyorlar. Dolaylı yoldan yine onlar kazansa da, üreticiler bir nevi kendi mecralarına sahip oldukları için tekrar üretime başlıyorlar.

    Evrim 4.0 – Bloglar

    Artık insanlar kendi içeriklerini, kendilerine ait oldukları sandıkları mecralarda üretmeye başladılar. Herşey yine rayında giderken yine üretim fazlalığı yaşandı ve yine doğru bilgiye ulaşmak zorlaştı. Bu dönemde ufaktan da olsa yine listeleme ve komünite sistemleri oluşmaya başladı. Daha önceden de tutmayan bu servisler, ne kadar geçmişte yaptıkları hataları tekrarlamadan oluşsa da, tutmadı. Üretim fazla, bilgiye erişmek insan sayısı fazla. Yine ortalık çöplük derken 5. evrim için neler yapılabilir diye düşünülmeye başlandı.

    Evrim 4.5 – Sosyal İmleme Siteleri

    Bilgiye ulaşmak isteyen insanlar ile içerik üreticilerini bir araya getirmek için yeni bir kılıf aranırken, bir kişi (listeleme) ya da bir topluluk (komünite) tarafından değil de, bir üretici ya da bilgiye ulaşmak isteyen kişi tarafından oluşturulmuş içerikler toplanmaya başlandı. A kişisinin zevkine güveniyorsanız, onun imlediği içerikler sizin için iyi olabilirdi ya da en çok imlenmiş içerik sizin aradığınız şey olabilirdi. Öyle de oldu, insanlar artık arama motorlarının yapaylığından, doğru bilgiye ulaşamamaktan yakınırken, imleme sitelerinden biraz daha doğru içeriğe ulaşabiliyordu. Fakat bunun da bir sonu vardı… Ve evet, artık iyi kötü bütün içerikler imlenmişti, yine bütün imleme siteleri, yine takip edilen bütün kişiler aynı içerikleri paylaşıyordu, üretim azalmıştı.

    Evrim 5.0 – Sosyal Ağlar

    Benzer içerikler arasında boğuşan, doğru bilgiye ulaşmak isteyen kişiler için yeni bir mecra doğmuştu. Artık bildiğiniz kişinin paylaşımlarına değil, %100 zevkine uyduğunuz kişilerin paylaşımlarını görebiliyordunuz. A filmini sevip, B kitabını okumuş, C müziğinden hoşlanan birisinin paylaşımları sizin için daha doğru gelmeye başladı. Ama ne yazıkki sadece diğer 4 evrim süresinde üretilmiş içerikler paylaşılmaya başlandı. Yine unutulan birşey vardı, bu evrim geçişinde üretim süreci yaşanmamıştı. Üretim azdı, daha da azalmaya başladı. İçerik üretenler bile, paylaşım üretmeye bağlamışlardı. Kaliteli paylaşımın kazandığı bir döneme girmiştik. (Not: Sosyal Medya uzmanlarının (?) doğduğu evre tam da burasıdır.)

    Evrim 5.5 – Sosyal Paylaşım Siteleri

    İçerik üretimine teşvik gelmemesi internet evreni için maalesef ki çok üzücü bir durumdu. Listeleme sitesi kalmamıştı ama halen daha hayatta kalmaya çalışan, can çekişen komünite siteleri vardı. Sosyal imleme siteleri bunlar gibi yok olmak istemiyordu, hem de artık önlerinde büyük bir dev olarak sosyal ağ siteleri vardı. Artık devir imleme 2.0 olarak nitelendirilen, paylaşılan kaliteli içeriğin bir kez daha paylaşılmasıydı. Bunun ilk versiyondan tek farkı, içerikler artık süzülmüş ve geriye gerçekten daha kaliteli bilginin kalmış olmasıydı. 5. evrim sürecinde bilgi hızlıca tüketildiği için ve üretim artık 140 karaktere kadar düşmüşken, içerik çok değerli bir hale gelmişti. Çünkü nesli tükeniyordu.

    İlk süreçten beri içerik üretenden tutun da, bu içerikleri bizlere listeleyen, imleyen; sosyal ağlarda beğenen, paylaşan kişilere kadar herkesin tek derdi artık üretimin bitme noktasına vardığı yerde son bir düzenlemeye ihtiyaç duyuldu ve bilgiler hızlıca tüketilirken, ya gerçekten tükenirse korkusuyla aynı bokun laciverdi konumunda evrim 5.5’u yarattık.

    Gittiğiniz yerin, yediğiniz yemeğin bile kaydını tuttuğumuz bu evrende tek korkumuz artık mevcut kısıtlı bilgiyi de kaybetmemekti. Artık ürettiğimiz ya da üretileni paylaştığımız, artık bize ait olan o bilgiyi tekrar depolamaya başladık.

    Artık son evrim bilgiyi tekrar düzenlemekten başka birşey değildi. Bundan 10 yıl önce yazdığınız / paylaştığınız içerikten tutun da, 1 saniye öncesine kadar internet evrenindeki bütün hamleleri dizmeye başladık. Zaman tünelinin resmini çiziyoruz ama halen daha yok olduğumuzun farkında değiliz. Hayatta var olan (buna yaşam da dahil) bütün istatistiki bilgiler son ivmeden sonra aşağıya düşmeye mahkumdur. Ve evrim 5.0 sayesinde şu anda onu yaşıyoruz. Evrim 5.0 üretimi öldürdüğü için son evreydi ve bizim sonumuz oldu. 5.5 ile 4.5 arasında hiçbir fark olmadığı için de garip bir kısır döngü içerisinde gerileme dönemine girmiş bulunmaktayız.

    Son dönem bütün yatırımlar şuan altın çağını yaşayan evrim 5.0’a yapılıyor. Bunda da kazanan kazanacak ama bunca evrim süresince hep olan mutlak son onların da defterini dürecek. Hatta üretimi öldürdükleri için sonları daha ağır olacak! Şuan 5.5 için kurşun atanlar boşuna cephane harcıyorlar. Zaten 4.5 evriminin aynısı oldukları için sadece geri dönüş süresini biraz daha geçiştiriyorlar.

    Aslında internet tarihinin en büyük çift yönlü kazancı evrim 4’a geri düştüğümüz noktada yeni evrim 5.0’ı yaratabilirsek kazanacağız. Tabii ki bu sefer evrim 4.5 üretim olmak zorunda!

    Evrim 5.0 içeriksizlikten dolayı yok olduğu noktada; herkes bloglarına yazmaya geri dönecek ve üretim artacak. Evrim 5 ve 5.5 için artık boşuna uğraşmaya, geliştirmeye gerek yok, 6.0 olamayacağına göre, 4.0’a geri döndüğümüz noktada, yeni 4.5 için şimdiden iyi konumlanmak gerekiyor. Ve yeni evrim 5.0 hiç şüphesiz ki web 3.0 olarak adlandırılacak.

    (Devamı …)

     
    • Ahmet Emin YÜCE 15:55 - 11 Şubat 2012 Permalink

      Bu konu hakkında aklımda yer alan soru işaretlerini aydınlatan böyle güzel bir yazı daha görmedim. İnterneti takip ederek yeni projeler oluşturmak isteyen kişilere çok farklı bir bakış açısı sunmuş. Ellerinize sağlık.

  • admin 16:32 - 10 March 2009 Permalink | Cevapla
    Etiketler: blog, ücretsiz blog, ücretsiz blog hizmeti   

    10 kişiye ücretsiz blog hizmeti veriyoruz! 

    photoshopkiss.com ‘da 2009 yılında büyük ataklar gerçekleştireceğime dair söz vermiştim. Tasarımcıya Yardım ve Freelance İş İlanları bölümlerinden sonra şimdi de 10 kişiye ücretsiz blog hizmeti vereceğim. İlgilenenler aşağıdaki linkten başvuruda bulunabilirler.

    10 kişiye ücretsiz blog hizmeti veriyoruz!

     
    • Coşkun Yıldız 00:56 - 12 Mart 2009 Permalink

      Banada blog hizmeti verirseniz çok sevinirim.Bunu kendi köyümü tanıtmakta kullanacağım mynet te bir site yapmaya çalışıyorum ama yetersiz kalıyorum.Sabırsızlıkla bekliyorum.

  • admin 02:33 - 07 January 2009 Permalink | Cevapla
    Etiketler: blog, , , scribefire   

    ScribeFire denemesi 

    Bu yazı firefox’un ScribeFox eklentisi ile eklenmiştir. İyi de olmuştur.

     
  • admin 01:54 - 11 December 2008 Permalink | Cevapla
    Etiketler: blog, , kitap, mim, mim almak, mim göndermek, , politik,   

    Neden bana hiç mim gelmiyor :( 

    Ben de masamın üstünde neler var göstermek istiyorum. Ben de en son okuduğum kitapları, izlediğim filmleri, dinlediğim müzikleri..v..s anlatmak istiyorum. Ben de gerek politik gerek spor ilgili ilgisiz binlerce mim çılgınlığının içinde yer almak istiyorum. Ama bana neden hiç kimse mim atmıyor? :( Bunca yıl bekledim, herkesin mim’lerini okudum. Fakat hiç biri bana mim yollamadı, yollamadı, yollamadı…. :(

     
    • fikret 03:50 - 07 Ocak 2009 Permalink

    • baturica 07:16 - 08 Ocak 2009 Permalink

      mim :)

    • Can PAÇACI 17:19 - 08 Ocak 2009 Permalink

      Açıkçası ben de tam olarak bilemiyorum, galiba bilmediğim için bu güne kadar mim gelmedi. Ama anladığım kadarıyla şöyle olsa gerek:
      Bir konu açıyorsunuz ve onu paslıyorsunuz. Örnek olarak: 2009’da blog’unuza kaç tane yazı ekleyeceksiniz diye sorduk ve bu soruyu ali, ayşe, ahmet, mehmet ‘e gönderiyorum diyip linkliyorsunuz. Bu kişiler linkleri görünce blog’larında cevaplıyorlar ve onlarda arkadaşlarına paslıyorlar. Böyle bir zincirleşme var ama link almak – vermek için ideal bir yol. Tabii ki örnekte soru sorduk ama sadece soru sorulmuyor, fikir danışılıyor, hatta fotoğraf isteniliyor..v.s. Aklıma iyi bir fikir gelirse mim atarım, senden de beklerim :D

    • fikret 18:03 - 08 Ocak 2009 Permalink

      hımmm güzel bir yöntemmiş, bekliyorum o zaman mim’ini :)

  • admin 18:53 - 27 November 2008 Permalink | Cevapla
    Etiketler: blog, blog yazarları, buluşma, burak tolga özden, , bursa blog yazarları, cihan tekin, efecan erdur, elif akın, emel şen, levent özen, okan yüksel, , yazarlar   

    2. Bursa Blog Yazarları Buluşmasının Çok Çok Ardından 

    18 Ekim 2008 Cumartesi Günü buluşmuştuk sevgili Bursalı Blog Yazarları ile. Aradan 1 ay 10 gün geçti ben daha yeni yazıyorum, evet üşengecim. Bu süre zarfında evlendim. Yeni bir ofise geçtim. Sitelerimde ve server ‘da köklü değişikliklerim oldu. Yeni hayat, yeni iş vesaire derken yeni tanıştığım blog yazarlarını unuttum sanmayın. Sadece yoğun bir hayatın içinde uzun uzun bir yazı kaleme almaya vaktim olmadı.

    Hoş şuan da uzun bir yazı yazmayı başaramayacağım. Zaten o gün tanıştığım insanlara fikirlerimi anlattım, neler yapabileceğimizi konuştuk. Balık bile yedik :) Buluşmaya katılan yazarların hepsi zaten kendi bloglarından o güne ait düşüncelerini aktardılar. Bir sürü link geldi Allah razı olsun.

    Benim söyleyeceklerim ise zaten biliniyor, tanıyan insanlar ne kadar proje delisi olduğumu görmüşlerdir. Ve artık 3. buluşmanın vaktinin de yaklaştığını söylemek istiyorum. En azından böyle bir talebimin olduğunu belirtmeliyim. Okuyan arkadaşlarımızın sınav döneminde olduğundan dolayı bu sessizliği bozmak adına 3. buluşmanın gazını ben vermek istiyorum ve hepimizin müsait olacağı bir hafta sonunda tekrar sizlerle buluşmak güzel olur diye düşünüyorum. Bu sefer ise organizasyonun ev sahipliğini yapmak istiyorum eğer kabul görürse.

    İlk kurşunu sevgili Okan Yüksel‘e atıyorum ardından internetin demirbaşlarından Levent Özen‘e topu gönderiyorum. İngilizcesi için yalvardığım Elif Akın‘sız buluşma olmaz tabii ki. Ve birer bira yudumladığımız Efecan Erdur‘u da unutmamak lazım. Eğitim ve internet konusunda güzel paylaşımları için Burak Tolga Özden‘i de tekrar görmek istiyorum. Buluşmanın haberini aldığım Emel Şen hanımefendiyi de tekrar teşekkür ediyorum. Yerine göre haklı eleştirilerle Okan’ın blog’unda ki yorumlarıyla merak ettiğim Cihan Tekin‘e de bir link yolluyorum. Ve son olarak 2. buluşmaya gelenleri ve bloglarını ne yazık ki unuttuğum, 1. buluşmaya katılan ama 2.ye gelemeyenleri de aramızda görmek istiyorum. Eğer iyi organize olursak gerçekten sağlıklı bir buluşmaya imza atacağımızı düşünüyorum. Çekirgenin 3. zıplayışı bu olsa gerek.

    Bu süre zarfında blog’larımızdan, telefondan, msn’den şurdan burdan iletişim sürecine başlayalım. Ve neler yapabileceğimizi gösterelim. Belki o gün kar yağacak;

    Bursalı Blog Yazarları Kardan Blog Yapıyorlar

     
    • Burak Tolga Özden 01:05 - 03 Aralık 2008 Permalink

      İlk buluşmada olmamanın acısını ikincisinde çıkarmış durumdasın.Hem de ne acı o projeler,şunlarıda yapalım,bunlar da şöyle yapmışlar vb.

      Şaka bir yana tanımaktan gerçekten memnun olduğun bir blog yazarı olarak aynı ortamlarda farklı etkinliklerde görüşmeyi diliyorum

      Üçüncü buluşma için biraz erken gibi en azından Nisan ayı daha uygun gibi…

      Bu arada allah mesut etsin .

    • admin 05:41 - 03 Aralık 2008 Permalink

      Nisan ayına kadar bekleyemem abi ben :)

      Bu arada teşekkürler.

    • cihan 21:55 - 06 Aralık 2008 Permalink

      arkadaşlar haberdar ettiler burada adımın geçtiğinden… vallahi çok teşekkür ederim… gelmek isterdim ama bu aralar memurluk sınavlarına girip girip çıkıyorum devamlı, çok yoğun bir dönemim… kardan blog yapamazsak bile yaza doğru kumdan blog yaparız nasıl olur?

  • admin 20:34 - 29 October 2008 Permalink | Cevapla
    Etiketler: blog, Can PAÇACI, , , güncelleme, , , , , ,   

    Yakup Gövler ve Can Paçacı iş başında 

    1 yılı aşkın süredir internet üzerinden takip ederek tanıdığım; yaptığı işlerlerle, yazdığı eklentilerle, WordPress Türkiye forumlarındaki yardımları ile en büyük takipçisi olduğum Yakup Gövler hocam ile gizliden yeni projelere başladık. Bu zamana kadar kendisini takip etmemdeki en büyük sebeplerden biri çalışma prensibine hayran kalmamdı. Wordpres Türkiye forumlarını takip edenler bilir ki kendisi en çok çözüm yolu bulan kişilerden birisidir ve benim de bir çok sorunuma yardımcı olmuştur. Geçtiğimiz haftalarda Yeşim Spor Kulübünün resmi internet sitesini hazırlarken özel alanlarda toplama işlemimi gerçekleştirmemi sağlayan Yakup Gövler’i biraz daha yakından tanıma fırsatı buldum ve konuşmalarımız sırasında ilk aşamada Yakup Gövler‘in kişisel blog‘u ile Photoshop dersleri anlattığım blog’um arasında banner alışverişi yapma kararı aldık. Amacımız karşılıklı destek sağlamak ve güven olgusunu pekiştirmekti.

    http://www.yakupgovler.com/?p=355

    Yakup Hocam ile ilk projemiz photoshopkiss.com ‘u güncellemek olacak. Tam olarak zaman belirtemeyeceğimiz gibi yakın bir gelecekte photoshop derslerini merak eden kesimi görsel açıdan hoşnut tutacağımızı, kullanıcı arayüzündeki güzellikler ile de rahatlatacağımızı belirtebilirim. Tabii ki de yeni dersler ile de photoshop sevenleri desteksiz bırakmayacağımızı söyleyebilirim.

    Yakup Gövler ile beraber projeler üzerinde çalışabileceğimi tahmin edemezdim, gerçekten çok mutluyum. Eski projelerimizi destekleyen yardımlar ile eli yüzü düzgün hale getirdikten sonra yeni projelerimize başlayacağız. Bu anlaşmanın her iki tarada ve internet camiasını hayırlı uğurlu olmasını temenni ederim. Bizden gelecek haberleri bekleyin. Görüşmek üzere…

     
  • admin 14:30 - 19 September 2008 Permalink | Cevapla
    Etiketler: blog, , , engel, engellemek, hakan yamanoğlu, küfür, küfürlü, küfürlü yorum, msn, msn adresi, , , , teknoloji herşeyim, ,   

    Yorumlarda Küfürleri Engelleyen Eklenti 

    Hakan Yamanoğlu arkadaşımız teknoloji herşeyim isimli blog’unda bizlerle ilk wordpress eklentisini paylaştı. Eklentinin amacı küfürlü yorumları yıldızlamak. Böylelikle düzenleme derdinden kurtuluyorsunuz ve bir kişi küfür ettiği zaman orada otomatik olarak **** gözüküyor. Sadece küfür değil artık dilimize girmiş amk veya ulan gibi şeyleri de kelimeler.txt ‘ye ekleyip sizi ve okuyucularınızı rahatsız edecek şeylerden kurtulabilirsiniz. Eklentiyi indirip sadece aktifleştirmek yeterli. Eklenti içerisinde bulunan kelimeler.txt belgesinin içine yazılı her kelimeyi yorumlarda **** yapacak çok güzel bir eklenti. Hakan Yamanoğlu‘na teşekkür ediyoruz.

    Ben ise bu eklentiyi Photoshop Dersleri verdiğim sitemde msn adresi paylaşanlar için kullandım. Sitede çoğu kişi sorulan sorulara msn adresim bu ekle beni oradan anlatayım diye cevaplar veriyor. Müşterilerimi kaçırmak istemem özellikle de bayanların sorularına böyle cevaplar gelmesi çok rahatsız edici bir durum. Bazen de bayan arkadaşlarımız ne kadar felaket bir şey yaptıklarını bilmeden yardım için msn adreslerini veriyorlar. Amacım gereksiz yere rahatsız olmamalarıve mail adreslerini spamlara karşı korumak olduğu için yorumları düzenle bölümünden msn adreslerini @**** yapıyordum. Bu eklenti sayesinde ise kelimeler.txt belgesine @ işaretini ve mail servislerini hatta .com ‘u bile tanıttım. Artık rahatım isteyen istediği adresi versin kimse tarafından gözükmeyecektir. Tekrar teşekkürler teknoloji herşeyim!

     
  • admin 09:04 - 03 September 2008 Permalink | Cevapla
    Etiketler: blog, , Türkiye, , wordpress-tr, wordpress.org, , yeni tasarım, yenilendi   

    WordPress Türkiye! Hayırlı uğurlu olsun 

    Bu sabah kalktığımda bir de ne göreyim sevgili WordPress Türkiye ekibinin sitesinin tasarımı değişmiş. Ve süper olmuş! Yanlış hatırlamıyorsam WordPress.org sitesi de versiyon 2.3 ‘e geçtiğimiz zaman kendini yeni admin paneline göre düzelemişti ve o da süper olmuştu. Şimdi de versiyon 2.6.1 ile wordpress-tr.com sitesi yeni şekle bürünmüş. Özellikle giriş bölümünün yer alması eski ana sayfanın blog bölümüne alınması çok hoş olmuş. Hergün mutlaka soruları cevaplamak adına girdiğim forum bölümü ise muhteşem olmuş. Ne yalan söyleyeyim artık forumdan sıkılmıştım ama bu sabah gördüğüm bu güzel tasarım sayesinde acayip gaza geldim. Umarım bu yeni tasarım ile birlikte hem yönetimin denetimi hem de kullanıcıların soruları sağlamlaşır. Yeni tasarımda (henüz bir kaynak göremedim) emeği geçen herkesi tebrik ediyorum. WordPress sizlerle birlikte daha iyiye gider, durmak yok yola devam! :)

     
c
Compose new post
j
Next post/Next comment
k
Previous post/Previous comment
r
Cevapla
e
Düzenle
o
Show/Hide comments
t
Go to top
l
Go to login
h
Show/Hide help
shift + esc
İptal