İstanbul’u Özledik

Geçen hafta İstanbullu bir arkadaşımla görüşürken “-İstanbula geldiğimizde bir gece de sende kalırız.” demiştim. O da; “-Gelin artık süper olur, hatta bir sürprizim var.” demişti. İstanbul’a uzun zamandan beri gitmiyoruz, oradaki arkadaşlarımızı da çok özledik, tanışmak istediğimiz kişiler de var. Bir haftasonuna sığmayacak bir hasret oluştu. Gitmişken uzun süre kalmak gerekir, bunun için kimde kalabiliriz onun planlarını yaparken, dün de bir arkadaşımı aradım. “-Bir gece de sendeyiz.” dedim. O da; “-Sürprizim var.” demesin mi? Feci kıllandım, o kadar ısrar etseler de ne tür bir sürprizleri olduğunu öğrenemedim. Hatta biri hangi semtte olduğunu bile söylemedi, lan yoksa? Bunlar ev arkadaşı mı oldular? Farklı cinsiyetlerden olan bu arkadaşlarım yine bir İstanbul seferimizde olabildiği kadar herkesle görüşmek adına bazen iki üç alakasız kişiyle aynı anda görüşmek zorunda kaldığımız için mecburen tanışan kişiler olduğundan, çok merak etmeye başladım, yoksa yeni bir aşk doğmuştu da bizim haberimiz mi yoktu?

Bir yandan bu sürprizlerin merakı içerisinde bir yandan da Kaloğlu (Cihan & Seviye) Ailesi ile tanışmak için fırsat kolluyoruz. Evimizde 2 köpek, 2 kedi ve bir akvaryum dolusu balığımız olduğu için her zaman evden uzun süre uzaklaşamıyoruz. Fırsatını bulduğumuz an bekle bizi İstanbul, bekle bizi Ömer Ekinci, bekle bizi Mustafa Öztürk, bekle bizi Muzaffer Keskin, bekle bizi Yeliz Öz, bekle bizi Alev Durmuşoğlu, bekle bizi Akın Ömeroğlu, bekle bizi Sezgi Şensöz. Çok özledik sizleri, eğer imkanımız olursa da daha çok kişiyi görmek, tanışmak istiyoruz. Saydığım isimlere sözüm var, o yüzden listede eksik çok, henüz arayıp “-Bu aralar geleceğiz, haberin olsun.” demediğim kişileri yazmadım ama sohbetimiz olan herkesi görmek istiyoruz, biz unutsak da lütfen alınmayın, siz bizi arayın.

Satırlarıma İstanbul’da çektiğim bir kaç kare fotoğraf ile son vermek istiyorum.