Updates from Şubat, 2012 Toggle Comment Threads | Keyboard Shortcuts

  • admin 06:12 on 10 February 2012 Permalink | Reply
    Tags: , sosyal ağlar, sosyal imleme siteleri, sosyal paylaşım siteleri, , web 3.0    

    Web 3.0 için neler yaptın? 

    Evrim 1.0 – Üretim

    Web 2.0 keşfiyle beraber herşeyin temeli üretime dayanıyor, tüketimi çok sonra akıl ediyoruz. İnsanlar birşeyler üretiyorlar ama bunları kimse tüketemiyor. Kısıtlı mecralar ve zekası olmayan arama motorları derken bu üretilen içerikler kaybolmaya başlıyor. Aslında biryere kaybolduğu yok ama biz erişemiyoruz. Bu sebeple üreticiler ve tüketiciler, bugün sosyal medya dediğimiz şeyin temelini atarak, listeleme mantığını geliştirmeye başlıyor. Üretilen içerikler konusuna göre listelenmiş web sayfalarında karşımıza çıkıyor. Ve tüketiciler bu listeleri takip ederek bilgilere artık erişebiliyor.

    Evrim 2.0 – Listeleme Siteleri

    Listeleme evrimi bir yere kadar iyi giderken, herkes listelemeye ağırlık verdiği için üretim azalıyor. Birden bütün listeleme siteleri ve bütün içerikler aynı hale geliyor. Çöküş başlıyor…

    Evrim 2.5 – Üretim

    Listeleme işine ağırlık verenler hayatta kalabilmek için, benzer içeriklerden sıyrılmak, eski günlerindeki ayrıştırılmış bilgiyi tekrar sunabilmek için üretime destek vermeye başlıyorlar. Fakat artık ortada içerik alacakları üretici kalmadığı için bu üreticileri kendi sistemlerinde özgün içerik üretmeleri için teşvik ediyorlar. Ve yeni bir düzen daha doğuyor.

    Evrim 3.0 – Komünite Siteler

    İçerik üreticileri yeni yazılarını tekrar insanlarla paylaşmak için komünite sitelerine içerik üretmeye başlıyorlar. Birbirinden farklı, birbirinden güzel sitelerde, özgün içerikler paylaşılmaya başlanıyor. Bu sefer aynı içeriğe boğulma gibi bir korkuları olmadan daha uzun süre hayatta kalabiliyorlar. Ta ki bir gün, birisi “-Kral Çıplak!” diyene kadar. Komünite siteler altın çağını yaşarken, daha çok para kazanırken, üreticiler de bu kazançtan pay alabilmek için baş kaldırıyorlar. Kazançlarını paylaşan siteler ilkey düzeyde de olsa halen daha hayatta kalmayı başarırken, paylaşmayanlar bir bir yok olmaya başlıyorlar.

    Mecra sayısı azalmaya başlayınca yine üretim fazlası içerikler interneti çöplüğe çevirmeye başlıyor. Üreticilerin de rekabeti artıkca, ürettikleri içeriklerin değeri azalıyor, okunma sayısı azalıyor… Yeni mecralar arayışına giren üreticiler, hep biz ürettik onlar kazandı diyerek artık kendi ürettikleri içeriklerden kendileri kazanmak istiyor.

    Evrim 3.5 – Üretim

    2. ve 3. evrim süreçlerinde para kazananlar 4. evrim için kafa patlatmaya başlıyorlar. 2 defa üreticilerini kaybettikleri için artık daha sağlıklı temeller atmak istiyorlar. Üreticilerle gelirlerini paylaşmadıkları için pişman olanlar, üreticiler için kendi mecralarının sahipleri olabilecekleri alt yapıyı kurmaya başlıyorlar. Dolaylı yoldan yine onlar kazansa da, üreticiler bir nevi kendi mecralarına sahip oldukları için tekrar üretime başlıyorlar.

    Evrim 4.0 – Bloglar

    Artık insanlar kendi içeriklerini, kendilerine ait oldukları sandıkları mecralarda üretmeye başladılar. Herşey yine rayında giderken yine üretim fazlalığı yaşandı ve yine doğru bilgiye ulaşmak zorlaştı. Bu dönemde ufaktan da olsa yine listeleme ve komünite sistemleri oluşmaya başladı. Daha önceden de tutmayan bu servisler, ne kadar geçmişte yaptıkları hataları tekrarlamadan oluşsa da, tutmadı. Üretim fazla, bilgiye erişmek insan sayısı fazla. Yine ortalık çöplük derken 5. evrim için neler yapılabilir diye düşünülmeye başlandı.

    Evrim 4.5 – Sosyal İmleme Siteleri

    Bilgiye ulaşmak isteyen insanlar ile içerik üreticilerini bir araya getirmek için yeni bir kılıf aranırken, bir kişi (listeleme) ya da bir topluluk (komünite) tarafından değil de, bir üretici ya da bilgiye ulaşmak isteyen kişi tarafından oluşturulmuş içerikler toplanmaya başlandı. A kişisinin zevkine güveniyorsanız, onun imlediği içerikler sizin için iyi olabilirdi ya da en çok imlenmiş içerik sizin aradığınız şey olabilirdi. Öyle de oldu, insanlar artık arama motorlarının yapaylığından, doğru bilgiye ulaşamamaktan yakınırken, imleme sitelerinden biraz daha doğru içeriğe ulaşabiliyordu. Fakat bunun da bir sonu vardı… Ve evet, artık iyi kötü bütün içerikler imlenmişti, yine bütün imleme siteleri, yine takip edilen bütün kişiler aynı içerikleri paylaşıyordu, üretim azalmıştı.

    Evrim 5.0 – Sosyal Ağlar

    Benzer içerikler arasında boğuşan, doğru bilgiye ulaşmak isteyen kişiler için yeni bir mecra doğmuştu. Artık bildiğiniz kişinin paylaşımlarına değil, %100 zevkine uyduğunuz kişilerin paylaşımlarını görebiliyordunuz. A filmini sevip, B kitabını okumuş, C müziğinden hoşlanan birisinin paylaşımları sizin için daha doğru gelmeye başladı. Ama ne yazıkki sadece diğer 4 evrim süresinde üretilmiş içerikler paylaşılmaya başlandı. Yine unutulan birşey vardı, bu evrim geçişinde üretim süreci yaşanmamıştı. Üretim azdı, daha da azalmaya başladı. İçerik üretenler bile, paylaşım üretmeye bağlamışlardı. Kaliteli paylaşımın kazandığı bir döneme girmiştik. (Not: Sosyal Medya uzmanlarının (?) doğduğu evre tam da burasıdır.)

    Evrim 5.5 – Sosyal Paylaşım Siteleri

    İçerik üretimine teşvik gelmemesi internet evreni için maalesef ki çok üzücü bir durumdu. Listeleme sitesi kalmamıştı ama halen daha hayatta kalmaya çalışan, can çekişen komünite siteleri vardı. Sosyal imleme siteleri bunlar gibi yok olmak istemiyordu, hem de artık önlerinde büyük bir dev olarak sosyal ağ siteleri vardı. Artık devir imleme 2.0 olarak nitelendirilen, paylaşılan kaliteli içeriğin bir kez daha paylaşılmasıydı. Bunun ilk versiyondan tek farkı, içerikler artık süzülmüş ve geriye gerçekten daha kaliteli bilginin kalmış olmasıydı. 5. evrim sürecinde bilgi hızlıca tüketildiği için ve üretim artık 140 karaktere kadar düşmüşken, içerik çok değerli bir hale gelmişti. Çünkü nesli tükeniyordu.

    İlk süreçten beri içerik üretenden tutun da, bu içerikleri bizlere listeleyen, imleyen; sosyal ağlarda beğenen, paylaşan kişilere kadar herkesin tek derdi artık üretimin bitme noktasına vardığı yerde son bir düzenlemeye ihtiyaç duyuldu ve bilgiler hızlıca tüketilirken, ya gerçekten tükenirse korkusuyla aynı bokun laciverdi konumunda evrim 5.5′u yarattık.

    Gittiğiniz yerin, yediğiniz yemeğin bile kaydını tuttuğumuz bu evrende tek korkumuz artık mevcut kısıtlı bilgiyi de kaybetmemekti. Artık ürettiğimiz ya da üretileni paylaştığımız, artık bize ait olan o bilgiyi tekrar depolamaya başladık.

    Artık son evrim bilgiyi tekrar düzenlemekten başka birşey değildi. Bundan 10 yıl önce yazdığınız / paylaştığınız içerikten tutun da, 1 saniye öncesine kadar internet evrenindeki bütün hamleleri dizmeye başladık. Zaman tünelinin resmini çiziyoruz ama halen daha yok olduğumuzun farkında değiliz. Hayatta var olan (buna yaşam da dahil) bütün istatistiki bilgiler son ivmeden sonra aşağıya düşmeye mahkumdur. Ve evrim 5.0 sayesinde şu anda onu yaşıyoruz. Evrim 5.0 üretimi öldürdüğü için son evreydi ve bizim sonumuz oldu. 5.5 ile 4.5 arasında hiçbir fark olmadığı için de garip bir kısır döngü içerisinde gerileme dönemine girmiş bulunmaktayız.

    Son dönem bütün yatırımlar şuan altın çağını yaşayan evrim 5.0′a yapılıyor. Bunda da kazanan kazanacak ama bunca evrim süresince hep olan mutlak son onların da defterini dürecek. Hatta üretimi öldürdükleri için sonları daha ağır olacak! Şuan 5.5 için kurşun atanlar boşuna cephane harcıyorlar. Zaten 4.5 evriminin aynısı oldukları için sadece geri dönüş süresini biraz daha geçiştiriyorlar.

    Aslında internet tarihinin en büyük çift yönlü kazancı evrim 4′a geri düştüğümüz noktada yeni evrim 5.0′ı yaratabilirsek kazanacağız. Tabii ki bu sefer evrim 4.5 üretim olmak zorunda!

    Evrim 5.0 içeriksizlikten dolayı yok olduğu noktada; herkes bloglarına yazmaya geri dönecek ve üretim artacak. Evrim 5 ve 5.5 için artık boşuna uğraşmaya, geliştirmeye gerek yok, 6.0 olamayacağına göre, 4.0′a geri döndüğümüz noktada, yeni 4.5 için şimdiden iyi konumlanmak gerekiyor. Ve yeni evrim 5.0 hiç şüphesiz ki web 3.0 olarak adlandırılacak.

    (More …)

     
    • Ahmet Emin YÜCE 15:55 on 11 Şubat 2012 Permalink

      Bu konu hakkında aklımda yer alan soru işaretlerini aydınlatan böyle güzel bir yazı daha görmedim. İnterneti takip ederek yeni projeler oluşturmak isteyen kişilere çok farklı bir bakış açısı sunmuş. Ellerinize sağlık.

  • admin 06:02 on 02 September 2009 Permalink | Reply  

    Doğayı Anlamak 

    Bu aralar belgesel izlemeye merak saldım, ceylanın peşinde koşan aslanın hikayelerinden öte daha çok kurgusu olan, sinema mantığı ile çekilmiş belgeselleri seyrediyorum. Hem seyirlik açılar çok harika oluyor hem de anlatım büyük bir haz veriyor. Sanki bir sinema filmi izler gibi bir kurgusu oluyor. Vakit buldukça öğrendiklerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Araya biraz da kendi yorumlarımı katarsam umarım kızmazsınız.

    (More …)

     
  • admin 14:28 on 12 May 2009 Permalink | Reply
    Tags: , , sesi kapat, swf, windows    

    3milyon925bin768 puanlık soru 

    Sadece ve sadece swf formatından çıkan sesleri ölene kadar kapat komutu var mı şu lanet olası windows’ta? Ya da Firefox için böyle bir eklenti, ayar falan yok mu? Girdiğim sitelerde hiç bir koşulda ben istemeden ses çıkmasın! Bir gün eğer bu aniden çıkan sesler yüzünden kalp krizi geçirip ölürsem sorumlusu kim olacak? Hayır arkadaş madem müzik ekliyorsun sitene neden müziği kapat tuşun yok. Komple sesi kapatmak zorunda kalıyorum dinlediğim müzik piç oluyor.

     
  • admin 14:25 on 12 May 2009 Permalink | Reply
    Tags: alarm, hırsız, hırsızlık, taktik    

    Hırsız Alarmı 

    Lütfen Dikkat!!! Eğer birgün evinizin kapısının altından su akmaya başlarsa ve ne oluyoruz lan diye kapıyı açarsak anında bayıltıcı spreyin üzerimize sıkılmasını izleriz. Biz baygın bir şekilde yerde yatarken, hırsızlar eve rahatça girebilirler. Ne olursa olsun kapının ardında ne olup olmadığına emin olmadan, hiç bir koşulda kapıyı açmayın. Bu olay bugün komşumuzun başından geçen bir olay ve bu hafta içinde 7-8 eve de bu taktiği uyguladıklarını öğrendik. Hırsızlık olayları artış gösteriyor ve artık hırsızlar sizin evde olmadığınız anı beklemekten sıkıldılar bu sebeple sizi kapıyı ani bir şekilde açtırmak için türlü türlü numaralar deneyeceklerdir. Lütfen dikkatli olun.

     
  • admin 14:23 on 12 May 2009 Permalink | Reply
    Tags: oynatıcı, player, saniye,    

    Video oynatıcısı sorunları 

    İnternetten video izlerken sitenin video oynatıcısı eğer istediğim saniyeye gitmeme müsade etmiyorsa oradan hemen kaçıp gidiyorum. Hepsi yüklenmeden ben istediğim yeri izleyemeyecek miyim be kardeşim?!

     
  • admin 14:20 on 12 May 2009 Permalink | Reply
    Tags: her şey, herşey, herşey kelimesinin yazılımı, ikea, koçtaş, nefret    

    “herşey” vs. “her şey” 

    “herşey” / “her şey” her koşulda ayrı yazılacağını düşünen çok bilmiş insanlardan nefret ediyorum! Özellikle reklam sloganlarını eleştiren bu bilgisizler biraz araştırsın koskoca Ikea, Koçtaş..v.s. gibi firmaları salak yerine koyarken kendi düştükleri seviyeyi bilemediklerine de çok üzülüyorum.

     
  • admin 05:11 on 02 March 2009 Permalink | Reply
    Tags: 100 metre, Berlin, ,    

    100 metrelik fotoğraf 

    2007 yazında Berlinde bir amca 20 günlük bir çalışma sonucu 100 metrelik bir fotoğraf karesi oluşturmuş. Bu karede toplam 178 kişi var. 100m eninde 78cm yüksekliğinde bu değişik boyutlu fotoğraf fikri gerçekten çok güzel. Kim bilir belki yeni bir akım başlar.

    We’re All Gonna Die – 100 meters of existence

     
  • admin 04:54 on 09 February 2009 Permalink | Reply
    Tags: dilim pizza, pizza, pizza dilimleme aparatı    

    Pizza Dilimleme Aparatı 

    Pizzayı dilimlerken hak geçmesinden korkanlar ve tabaktan pizzayı alırken mahvedenler; işte sizin için üretilmiş harika bir aparat.

    Pizza Clippers on Flickr – Photo Sharing!

     
  • admin 04:51 on 09 February 2009 Permalink | Reply
    Tags: arazi, cesaret, , , keçi, keçi fotoğrafı    

    Keçideki Cesaret Bizde Olsa… 

    Keçileri bilirsiniz, arazi koşullarına en dayanıklı hayvandır. Akıl almaz yerlerden tırmanır, atlar, koşar. İşte herkesin içini ürperten bir keçinin cesaret örneği bir fotoğrafı:

    Goat jumping over notch at Comeau Pass.JPG (image)

     
  • admin 04:49 on 09 February 2009 Permalink | Reply
    Tags: araba, en iyi park yeri, otomobil, otopark, pahalı araba, park, park yeri, saklama    

    En iyi Park Çözümü 

    Pahalı bir arabanız mı var? Ve onu güvenli bir şekilde saklamak mı istiyorsunuz? Ya da hain gözlerden nazar değmesin diye saklamak mı istiyorsunuz. İşte bunun için en iyi çözüm yere batan otoparkı:

    Idea for underground parking in an urban environment

     
c
compose new post
j
next post/next comment
k
previous post/previous comment
r
reply
e
edit
o
show/hide comments
t
go to top
l
go to login
h
show/hide help
shift + esc
cancel