Updates from admin RSS Toggle Comment Threads | Keyboard Shortcuts

  • admin 18:49 on 04 February 2012 Permalink | Reply
    Tags: gece çalışmak mı daha iyi, gündüz çalışmak mı daha iyi, mesai, mesai saatleri   

    Gece çalışmak mı, gündüz çalışmak mı? 

    Ezgi doğduğundan beri bir baba olarak, sorumluluklarım sebebiyle normal insanlar gibi normal mesai saatlerinde çalışıyorum. Arkadaşlarım da bilirler ki bunun öncesinde sürekli gece çalışan biriydim. Gece çalıştığım süre boyunca (bu süreç yaklaşık olarak 5 yıla denk geliyor) haliyle bütün sosyal çevrem hep gece çalışanlardan oluşuyordu. Tabi gecenin bir yarısı her yer kapalı olduğu için bir kafede buluşmak, misafirliğe gitmek gibi gerçek anlamda bir sosyal çevremin olduğu söyleyenemez, sadece e-sosyal çevrem vardı. Bu da tabi normal insanlara göre beni a-sosyal yapıyordu. Çünkü normal insanlar hayata başladığı noktada ben uyuyordum ve onlar yataklarına girdiklerinde ben çalışıyordum. Haliyle normal insanlarla hiç ilgi-alakam yoktu. Güneşi görmedikçe, normal insanları da hiç görmedim. Bu süreçte en hoşuma giden zaman, sabah uyumayıp, şehrin en kalabalık noktasında saatlerce oturup insanları izlemekti. Yoğun bir gecenin ardından bu bana büyük bir ödül gibi geliyordu. Gerçek sosyal çevremle ise görüşmeye pek imkanım olmuyordu, çünkü onlarla görüşebileceğim saatlerde, yani onlar işlerinden çıktıkları zamanda ben işe başlıyordum. Bunun zor bir durum olduğunu sanabilirsiniz ama bence en iyi çalışma yöntemi bana göre gece çalışmaktı. Çünkü odaklandığım bir işim vardı ve odak noktamın dağılmasını istemiyordum. En iyi odaklandığım zaman ise geceydi. Çünkü kapım çalmıyor, telefonla kimse aramıyordu. En önemlisi şehrin kuru gürültüsü yoktu, korna sesi yoktu, motor sesi beynimi .ikmiyordu…vs. Yani daha iyi konsantre olabiliyordum.

    Gece çalıştığım 5 yıllık sürecin, 2 yılını evde home-office çalışarak, 3 yılını da bir ofis işleterek geçirdim. Aslında ilk 2 yıldan sonra, artık normal insanlar gibi yaşamak istediğim için ofis şartlarına bağımlı kalmak adına bir ofis açmıştım. Ama 7 kişinin çalıştığı bir ofiste konsantre olmak çok zordu. Gelen telefonlar, müşteriler, misafirler derken çalışmak ne mümkün. En basiti öğle vakti ne yesek diye düşünülmesi bile bir dertti benim için. Bir arkadaşınız ziyaret ettiği zaman, git diyemedikçe sizin mesainizden çalması da sorundu benim için. Bu yüzden hep “iş”ime yarayacak kişilerle arkadaşlık yapıyorum artık. Hayır çıkarcı olarak tanımlayamazsınız beni. Facebookta komik video paylaşan arkadaşınızla ofisinizde geyik yapmayı mı istersiniz, yoksa Twitter’da bir makale paylaşan arkadaşınızla, o makale hakkında tartışmayı mı istersiniz? Odaklandığınız bir iş olduğu sürece, geyik yapmak hep vakit kaybıdır. Tamam insanın hoş sohbete de ihtiyacı vardır ama mesai saatlerinde bu olmamalıdır. Ama zaten odaklanmamışsanız, o ofiste sadece iş olsun diye duruyorsanız, geyik yapmak sizin hakkınız. Ne kadar da güzel mesai dolduruyorsunuzdur.

    Ofisi açtığım ilk bir kaç ay düzenli mesaiyi denememe rağmen, bu bahsettiğim bütün dış etkenler yine beni gece çalışmaya itmişti. Sürekli normal insanlar gibi yaşamak istesem de, odaklandığım iş için harcamam gereken mesai için en uygun zamanın gece olduğunu gördüm. Evet gece sessizdi ve sizi rahatsız edecek hiç birşey yoktu hayatınızda. Ve daha da fazlası, şöyle bir çalışma şeklim vardı:

    Normal mesai saatlerinde çalışan kişiler, mesailerini bitirdikten sonra bütün işleri ben devralıyordum. Bütün işleri toparlayıp, üzerine çalışmaya başlıyordum. Son olarak sabah saatlerinde ise işleri bir güzel havuzda biriktirip, kimin üzerine ne katması gerektiğine dair masalarına ufak notlar bırakarak evime gidiyordum. Yani ilk işim günü kontrol edip, doğru yola sokmak, sonrasında ise üzerine birşeyler katmak ve ertesi günü planlayıp devretmek oluyordu. Böylelikle ofiste daha fazla çalışılıyor ve işler daha hızlı ilerliyordu. Herkesin ortak sürede mesai yapması için bir kişinin kontrol mekanizması olması, denetlemesi ve planlaması ve işleri paylaştırması gerekiyordu ama bir kişi daha çalıştırmak için gerekli unsurlara henüz sahip değildik. Bunu benim üstlenmem, hem işin sahibi olarak daha doğru yolda ilerlememize neden oluyordu, hem de gece çalıştığım için daha huzurlu oluyordum. Bu işleri, normal mesai saatlerinde de yapabilirdim ama bu sefer hayal dünyam körelir ve yaratıcı biri olamazdım. Rahat olamadığım için üretemez, dış etkenlerle uğraşırken daha sinirli biri olurdum.

    Tek başıma sessiz sakin çalışırken ve bütün dertlerden uzak dururken, odaklandığım işe daha fazla değer kattığımı düşünüyorum. Çalışma arkadaşlarımın da katkısıyla hedefe daha hızlı yaklaştık. Çünkü bunu tek başıma yapmaya kalksaydım daha yolun yarısına bile varamazdım. Sadece bu odaklandığımız işten kendimi çıkarttığımda bile, hem iş ilerlerken, ofisin maddi açıdan çalışabilmesi için gerekli bütçeyi gece müşteri işleri yaparak kurtarabiliyordum. Çalışma arkadaşlarımı müşteri işleri ile boğmak doğru değildi. Tek bir şey için toplandık ve bu doğrudan uzaklaşmak büyük bir tehlike olurdu. Bu müşteri para getirir ama zaman götürür paradoksuyla ilgili yazdığım bu yazıyı da okumanızı tavsiye ederim.

    Baba olduktan sonra normal mesai saatlerine dönmem gerekti. Çünkü zombi bir baba imajı bana itici geliyordu. Normal insanların yaşam sürecine denk gelemiyorken, çalışıyorum diye kızımı görmeyecek değildim. Normal insanlar uyanırken benim uyumam bana bugüne kadar koymadı ama kızımla birlikte uyanıp, birlikte uyumak istiyordum. 15 aydan beri artık ben de normal insanlar gibi yaşıyor, normal saatlerde alışverişe çıkıyor, telefonlarıma cevap veriyor, kapım çaldığında seviniyor, arkadaşlarımla görüşebiliyorum. Buraya kadar iyi ama 15 ay öncesine kadar sahip olduğum e-sosyal çevrem artık yoktu. İki ucu boklu değnek tanımı tam bu durum için denilmiş olabilir. Normal mesai saatlerinde gtalk listemde herkes offline, sosyal ağlardan takip ettiğim bütün profiller ıssız. Ben uyurken, herkes uyanıyor, ben uyandığımda herkes uyuyor. Ne kadar garip değil mi?! Şimdi de ben farklı insan oldum. Bundan 5 yıl önce de tersi durum için farklıydım, şimdi dünya standartlarına göre normal oldum ama çevrem değiştiği için kendi normal çevreme göre farklı bir insan oldum.

    Odaklanma sürecini geride bıraktığım için, Allah’a şükür işler artık rayına girdiği için eskisi gibi bu durum beni yıpratmıyor. Zaten daha iyi bir hayat için böyle çalışmıştım. Artık ben de normal bir insanım.

    Bu vakte kadar normal insanlar gibi çalışsaydım, hayatı 2 yıl geriden takip ediyor olurdum. Şimdi gündüz takviyesiyle birlikte 2 yıl ilerideyim.

    Not: Bu yazıyı gece mi çalışmak daha iyi, gündüz mü çalışmak daha iyi diye artılarıyla eksileriyle anlatıp, hangisinin daha iyi olduğunu söyleyerek nihayete erdirecektim. Ama yazarken farkettim ki gece çalışması yapmasaydım, güneşin kıymetini şuan bilmiyor olacaktım. Bence odaklanmanız gereken bir işiniz varsa bir süre normal hayattan uzaklaşın. Sonra güneşin keyfini sürersiniz. Ve o zaman anlarsınız neden gece var, neden gündüz var.

     
  • admin 17:37 on 02 February 2012 Permalink | Reply
    Tags: bursa hayvanat bahçesi, canon, canon 60d, canon 60d ile çekilmiş videolar, canon 60d videoları, korupark, kurgu, , vimeo, zellina   

    Vimeo 

    Paraya kıyıp sonunda daha iyi bir fotoğraf makinası aldığım günden beri, fotoğraf çekmenin yanısıra video da çekiyorum. Aldığım makinanın hakkını vermek lazım, Canon 60D video konusunda da gayet mükemmel. Şuan sadece f1.8 50mm lensim bulunmakta ama zamanla daha farklı lensler de alacağım. Son dönemde çektiğim videoları vakit buldukça kurgulayıp vimeo’ya yüklüyorum. İsterseniz siz de beni vimeo’dan takip edebilirsiniz: vimeo.com/canpacaci

    İşte çektiğim bazı videolar:

    1) Zellina markasının katalog çekimleri esnasında çektiğim backstage havalarında bir video:

    2) Bursa Hayvanat Bahçesi’nde çektiğim bir “Ayı” klibi:

    3) Kar yağarken Bursa Korupark kavşağında çektiğim farklı havalardan bir video:

     
  • admin 14:48 on 05 January 2012 Permalink | Reply  

    Türkiye’nin Sosyal Ağı 

    Sosyal Medya tanımı Türkiye’de henüz yapılmamışken, halen daha her sitede birlikte olduğumuz arkadaşlarım da bilirler ki biz bir şekilde sosyaldik ve kendi medyamızı yaratıyorduk. Facebook ve Twitter devleştikçe Sosyal Medya tanımı da herkesin en azından duyduğu bir isim halini aldı. Geri dönüp baktığımda ise sosyal hayatımı oluşturan arkadaşlarımın büyük bir çoğunluğunu şu an “ilkel” ve “enkaz” halindeki sitelerden edindim. Bu son “enkaz” ise friendfeed idi.

    Friendfeed; Facebook’a satıldıktan sonra geliştirilmesi sonlandırılan ve giderek kan kaybetmeye başlayan, şuan ilkel diyemeyeceğim çünkü halen daha iyi bir kaç özelliğini başka bir serviste görmediğim için vazgeçemediğim bir siteydi. Ama gelişimi durdurulduğu ve 3. parti uygulama geliştirenlerin de elini ayağını kestiği için enkaz halini alması benim gibi vazgeçemeyenleri elbetteki çok üzmüştü.

    Bu konu hakkında bir çok feed girildi (12), neler yapabiliriz (3), bu ortamı bir daha nerede bulabiliriz (4), bu kadar insanı tekrar nerede bir arada görebiliriz gibi binlerce soru dönüyordu ortaya. (Ek: friendfeed’in arama parametrelerinde 20 sayfadan daha fazla geri gidemediğim için aslında çok daha önemli konu başlıklarını bulamadım. Bu konu hakkında aklıma gelen feed’leri linkledim, denk geldikçe daha fazla eklemek isterim. Sizler de yorum olarak bu tür konu ve tartışmaları yorum olarak eklerseniz çok daha iyi bir kaynak çıkartmış oluruz.) Bu tartışmaların arasında ortak sonuç hep “-Neden kendimiz yapmıyoruz?” sorusu ile bitiyordu.

    Yabancı sitelere bakıp, “-Gavur yapmış abi!” dedikçe ardından hep neden Türklerden hala özgün bir iş çıkmadı, neden hala klon siteler üretiyoruz diye de ayrı tartışma konuları da hala güncelken, friendfeed’in çöküşü ile neden kendimiz yapmıyoruz soruları birleşti. Çok farklı bir servis yaratacak “para”nın bizlerde olmadığını biliyorduk belki bu yüzden hep klon siteler yapıyorduk. Çünkü bilinçsiz insanlarla, melek yüzlü şeytan yatırımcılarla, fabrika tarzı ajanslarda komik paralara çalışan adamlar zamanlarını “yeni” bir şey yaratmak için ayıramıyorlardı ne yazıkki. Belki para harcamadan da yapılabilecek siteler varken, faturaların ardarda gelmesi bu kişileri saçma sapan adamlarla çalışmaya sürükledi. Onların saçma sapan işleri vakti, heyecanı, azmi… her şeyi öldürdü.

    Neden biz yapamıyoruz diye konular açıldı, tartışıldı, bir kaç girişim de oldu ama yarıda kaldı. Logosu yapıldı, devamı gelmedi; arayüzü çizildi, devamı gelmedi; sistemi bitirenler bile oldu kopya dediler, olmaz dediler, tutmaz dediler, o’su kötü, bu’su kötü dediler şevki körelttiler. Evet parmak basmamız gereken önemli bir nokta ise yabancı siteleri paşa paşa kullanırken, Türk geliştiricilere bel altından vuruldu. Hatta ana avrat düz gidildi…

    Kaç ekip bir araya geldi, kaç defa toplantılar düzenlendi, çoğu başlamadan, çoğu ise yarıda bitti. Çünkü tasarımı yapan adam, aptal bir müşterisinin işi için sabahladı ve hastalandı, kodu yazan adam bir önceki işinden parasını alamadığı için faturasını ödeyemedi, interneti kesildi…

    Bunları bir araya getiren kişi kodu yazacak, tasarımı yapacak adam bulamadığı için bir fabrikada vardiyalı işe başladı.

    Evet sorunlar çok, vakit ve nakit de çok yok. Bir çok girişime bunun gibi nedenlerden ya da binlerce sorundan ötürü devam edilemedi.

    Bu ve bunun gibi sorunlar devam ede dursun bir gün quup diye bir site duymaya başladım. Açıkçası ben bu vakte kadar açıp bakmadım, sadece sosyal medyada paylaşılanlar kadar biliyordum. İlk satırda bahsettiğim arkadaşlarımdan bazıları neden artık friendfeed’te yazmıyorsun dediğimde, ben artık quup.com kullanıyorum demeye başlamışlardı ama benim yine de ilgimi çekmemişti. Çünkü nereden baksan aslında o da bir klon’du. Ve geliştirilemeyip o da çöplükteki yerini bulacaktı.

    Günler geçtikçe daha çok duydum, daha çok insanın kullandığını farkettim. Demek ki yanılıyordum, demek ki bu sefer başarmışlardı, hala daha quup için emek harcayan insanlar vardı, onu geçtim friendfeed, twitter yerine artık sadece quup kullanan insanlar türemeye başlamıştı. Evet bu başardıklarının işaretiydi ve ben de artık dayanamayıp üye olmak istedim.

    Üye olduğumda çok güzel özelliklerle karşılaştım, friendfeed’in bütün özellikleri vardı ve üzerine eklenmiş, keşke friendfeed’in geliştirilmesi durdurulmasaydı da şu özellikler de eklenseydi dediğim bir çok özellik quup ‘ta eklenmişti, eklenmeye devam eden bir çok özellik de vardı. Artık bu satırlardan sonra bize onları tebrik etmek düşüyor, gerçekten quup.com ‘da emeği geçen herkesi tebrik ederim. İyi bir iş çıkartmışlar ve şahsım adına diyebilirim ki Türkiye’nin Sosyal Ağı sonunda oldu!

    Neresinden bakarsanız bakın o bir klon dememe rağmen, şuan kullandığımız sosyal ağlardan en iyi özelliklerin alınıp üzerine çok daha yeni fikirlerin de eklenmesi takdir edilesi bir durumdur. Kullanıcıların isteklerine cevap vermek büyüklüktür, gelecektir, vizyondur.

    Bu başarıyı uzun zamandan beri yazı yazmadığım blogumda tanıtmak istedim, böylelikle bir çok konuyu da irdelemiş olduk. Ve Türkiye’nin Sosyal Ağı için ufak da olsa bir tanıtım yazısı ile ben de destek oldum. Lütfen siz de bloglarınızda paylaşın. Daha çok insan duysun, daha çok kişi kullansın. Umarım daha iyi olur, umarım başladıkları gibi iyi giderler demiyorum. Artık ümit edilecek seviyeyi geçmişler çünkü bundan sonra iş biz kullanıcılara kalıyor.

    quup.com ‘da beni takip etmek için: Can PAÇACI

    quup.com ‘a şuan alpha modunda olduğu için sadece davetiye ile üye olunabiliyor. Davetiye isteyenler bu yazının altında yorum bırakabilirler.

     

     

     
    • Serkan Cura 14:24 on 07 Ocak 2012 Permalink

      abi ben hemen alabilirim bak :)

    • admin 15:50 on 07 Ocak 2012 Permalink

      Gönderdim Serkan, keyifli quuplar ;)

  • admin 19:17 on 12 August 2011 Permalink | Reply
    Tags: empires allies, empires allies hileleri, empires allies hilesi, zynga   

    Empires & Allies Hilesi 

    Facebook oyunlarından çok hoşlanan biri değilim ama arada sırada bazı oyunlara da takılmıyor değilim. Son zamanlarda zynga‘nın yeni oyunu Empires & Allies oyununu oynamaktayım. Ve şans eseri bir hile yakaladım gibi birşey.

    (More …)

     
    • eyeye 13:26 on 21 Ağustos 2011 Permalink

      bende biliyom buunu

    • deniz 14:27 on 22 Eylül 2011 Permalink

      Bu en basiti bunu zaten anladım ama hastane gemisi ve m-163 vulcan tankının yeteneklerinin nasıl kullanıldığını bilen varsa yazsın bana lütfen

    • Çiğdem 23:53 on 18 Ekim 2011 Permalink

      Günlük 5 olan hakkımı bütün komşularımdan topladım :( yarın deneyip hala geçerli mi dediklerin göreceğiz :) -ki inş geçerlidir :)

    • kop 13:27 on 26 Ekim 2011 Permalink

      bunu bizde bilioz

    • ömer 12:12 on 31 Aralık 2011 Permalink

      bizde biliyoz

    • semih 21:20 on 01 Ocak 2012 Permalink

      hile yaptım ama olmadı hepsi yalan

    • berkant 20:09 on 13 Ocak 2012 Permalink

      dandik siteler buna yarım saat ayıran enayi

  • admin 22:32 on 18 July 2011 Permalink | Reply  

    Gözyaşlarımı Basamazdın 

    Yakınımdı ayaklarım, benimle en uzak diyarlara giden
    Bir yolcuydu topuklarım
    Sıkmasaydın gözyaşlarımı
    Basamazdın hayallerimi
    Matbaanın keşfi gibi, bir çift, benimle, en uzak diyarlara giden
    Gidenler diyarı
    Diyenlerin gidişi
    Sevmiyorum diyemeyişi
    Sevmemişin aklından geçen ilk yol
    Yolu ikiye bölünmüş bir son
    Konusu olmayan
    Komşusu olmayan
    Konukomşunun gözünde, kapının önündeki ayakkabı sayısı kadar sevilirsin
    Yakınımdı onlar
    Mutlu sonlar
    Uzak diyarlar
    Falanlar filanlar
    Fizanlar yakın artık
    Artık ayakkabılar bir başlangıç yürümesini bilene
    Bir bilene, bilene bilene bıçak keser dersen
    Esen rüzgar asar seni
    Seni sevdim, çünkü sen, pir estin

     
  • admin 15:32 on 16 May 2011 Permalink | Reply
    Tags: , wordpress dersleri   

    WordPress Dersleri 

    Uzun zamandan beri aklımda WordPress hakkında öğrendiklerimi paylaşmak ve bu alanda en iyi Türkçe içeriği sunmak için vakit aradığım bir projem vardı. Lakin wordpress kelimesinin domain olarak kullanılmasının yasak olduğunu öğrendikten sonra aldığım o güzelim domainin de çöpe gitmesi bir oldu. Tekrar bir domain arayışında olmak bu süreci epey uzattı. Bir diğer yandan ise her alanda bir çok domain ile boğuşmaktayım ve bu başlarda iyi gibi gözükse de uzun vadeli düşünüldüğünde çok zor bir iş olduğunu anladım. Yani o kadar çok domain olunca ister istemez unuttuklarınız, ihmal ettikleriniz de oluyor. Ya da bazı popüler konuları hangi siteye ekleyeceğinize karar verememek de aslında işin en çıldırtıcı hali. Emek verdiğiniz domainlerin de satış konusunda siteye duyduğunuz hassasiyet sonucu alıcı ile anlaşamamanız, elimde proje için bekleyen diğer domainlerin de aslında çöp olduğunu hatırlattı bana. Aslında çöp denilemez, sonuçta kullandığım bir domaini dediğim gibi satamıyorum. Kullanmadığımı da proje için beklettiğimden dolayı satamıyorum. E projeyi gerçekleştirecek vaktim kalmadığında da olay başka bir boyuta varıyor. O yüzden hem domain alımı konusunda biraz tasarrufa gitmek (senesi gelince kendini hissettiriyor) hem de ben nasıl ki bir domain alınmış ama hiç kullanılmıyor ve satışa açık değilse küfrediyorsam, kendimin de küfür yememesi için domain rejimine başlıyorum. Başlığımız ile alakalı olmayan bu giriş yazısından sonra konuyu toparlamanın vakit geldi artık. Sonuç olarak ben yeni bir domain aldım ve uzun bir süre sadece bu domain üzerinden subdomain’ler oluşturarak bir çok proje kurgulayabileceğim. Herkes için iyi gelmeyebilir ama benim çok hoşuma gitti…

    İlk olarak WordPress Dersleri üzerine açılışı gerçekleştirdim.

    wordpress.dersler.im

    Bu adresten WordPress hakkında birçok bilgiye sahip olabilirsiniz. Tabii ki de WordPress nasıl kurulur, nasıl kullanılır, işte şöyle bir tema çıktı, böyle bir eklenti var tarzında değil de eklenti kullanmadan eklentilerin yaptığı herşeyi functions.php dosyasından nasıl oluşturabileceğinizi anlatan bir blog olacak. Oldu da aslında büyük bir hızla kodları yayımlamaya başladım.

    Bir sonraki seviyede ise sorularınızı sorabileceğiniz bir bölüm oluşturup, el birliği ile sorunlarınıza çözüm üretmeyi planlıyoruz. Ve tekrar ediyorum, şu eklentiyi kurdum çalışmadı, şu temayı nereden bulurum diye sorularla bize gelmeyin, onun için onlarca site var. Biz sadece size kodları aktaracağız, uygulaması size kalmış.

    Bu hamle ile de artık can.pacaci.org’taki wordpress yazılarına da elveda diyoruz. Aslında kişisel sitem birçok merak saldığım konunun deneme tahtası oldu bugüne kadar. Şimdi de wordpress dersleri yuvadan uçup gidiyor. Yine buraya yazacak birşey kalmadı ;)

     
    • Ferdi 20:05 on 05 Ocak 2012 Permalink

      Hocam,xhtml temayı wp’ye uyarlamayıda anlatırsan çok mükemmel olur.

  • admin 17:13 on 12 May 2011 Permalink | Reply
    Tags: , google ziyaretçisi, google ziyaretçisine özel mesaj, google ziyaretçisine özel reklam, googledan gelene reklam,   

    Google ziyaretçinize özel karşılama 

    Google arama motorundan sitenize gelen ziyaretçiye özel bir mesaj görüntülemek isterseniz şu kodu kullanabilirsiniz:

    if (strpos($_SERVER[HTTP_REFERER], "google") == true) {
    echo "Beni aradığını biliyordum!";
    }
    

    Tabi echo komutu içerisine istediğiniz şeyi yazabilirsiniz. Hatta bu yol ile sadece google ziyaretçisine özel reklam gösterebilirsiniz. Böylelikle sitenizin sabit ziyaretçisi reklamlardan rahatsız olmaz, ki zaten artık reklamlarınıza tıklamıyordur :)

     
    • Levent 02:07 on 31 Temmuz 2011 Permalink

      Bu kodu nereye ekleyeceğimiz konusunda yardımcı olur musun?

  • admin 13:02 on 05 May 2011 Permalink | Reply
    Tags: Android Wordpress eklentisi, iPhone Wordpress eklentisi, mobil tarayıcı algılama, ücretsiz mobil tema, , wordpress mobil, wordpress mobil eklenti, wordpress mobil tema, wordpress mobil tema nasıl yapılır, wordpress mobile   

    WordPress Mobil Tema ve Eklentileri 

    Akıllı cep telefonlarının yaygınlaşmasıyla birlikte sitelerimize gelen ziyaretçilerin artık belli bir kısmı mobil tarayıcılar ile ulaşmakta. Özellikle bazı telefon markalarının kendi tarayıcılarında aslında bir çok emek harcadığınız sitemiz maalesef çok kötü gözükmekte. Gelişmiş mobil tarayıcılarda çok sorun yaşanmasa da bir bilgisayar ekranı ile bir cep telefonu ekranında görüp algılayabileceğimiz şeyler çok farklı. Mobil tarayıcılardan sitemizi ziyaret eden kişilere özel wordpress temaları mevcut. Bu yazımızda da mobil tema ve eklentilere bir göz atalım istedik.

    Ücretsiz WordPress Mobil Temaları

    iPhonsta 1.1

    iPhonsta 1.1iPhonsta 1.1

    Adına bakıp aldırmayın sadece iPhone’larda değil, Android ve Blackberry gibi bir çok cep telefonu modelinde de çalışıyor. Yazı boyutunu ekran ölçülerine göre otomatik ayarlayan bu tema sadece WordPress 3.0 ve üzeri sistemlerde çalışıyor.

    iPhonsta Hakkında
    Önizleme

    Smooci 2

    Smooci 2
    Smooci 2

    Bu tema mobil tarayıcılardan girildiği zaman otomatik olarak devreye girebilmesi için Smooci eklentisi ile birlikte çalışır.

    Smooci 2 Hakkında
    Önizleme

    WordPress Mobile Theme

    WordPress Mobile Theme
    WordPress Mobile Theme

    Dinamik bir yapıya sahip minimalist ve hafif bir tema. Mevcut temanızın renklerini ayarlayabileceğiniz, mobil kullanıcıya özel bir bilgilendirme yazısı ekleyebileceğiniz, ekran çözünürlüğüne göre boyutlandırmasını otomatik yapılandırabileceğiniz ya da sabit bir genişlik boyutu ayarlayabileceğiniz kullanışlı bir tema.

    WordPress Mobile Theme Hakkında
    Önizleme

    jQuery Mobile

    jQuery Mobile

    jQuery’nin bütün nimetlerinden faydalanılmış, bütük akıllı cep telefonlarında çalışabilecek çok iyi optimize edilmiş bir tema.

    jQuery Mobile Hakkında
    Önizleme

    Mobius

    Mobius
    Mobius

    Zengin bir alt yapısı olan Mobius üzerinden 3 farklı renkte tema seçebilirsiniz. Özellikle dokunmatik ekran telefonlar düşünülerek yapılmış temanın, bir çok bileşen desteği de var. Keyfinize göre zenginleştirebileceğiniz temanın en güzel özelliği renkler dışında bir çok da font seçmeye olanak sağlıyor olması. Ayrıca isteğe göre mobil temanıza facebook ve twitter bağlantısı da ekleyip, ziyaretçilerinizle etkileşimi arttırabilirsiniz.

    Mobius Hakkında

    The dotMobi WordPress Mobile Pack

    The dotMobi WordPress Mobile PackThe dotMobi WordPress Mobile Pack

    Kullanıcıların sitenizi bu mobil sürümüyle gördükleri zaman ona bazı haklar tanıyabilirsiniz. Düzenlenebilir yapısı ve orjinal temayı göster seçenekleriyle faydalı bir tema.

    The dotMobi WordPress Mobile Pack

    Carrington Mobile

    Carrington MobileCarrington Mobile

    Gelişmiş dokunmatik ekranlar için özellikler barındıran zarif bir tema.

    Carrington Mobile Hakkında
    Önizleme

    Ücretli WordPress Mobil Temaları

    touchPress

    touchPress

    4 farklı renk seçeneği ile çok zengin bir tema. Mobil kullanılabilirliği üst düzeyde olan, ekran çözünürlüğüne göre otomatik sığdırma sağlayan ücretli bir tema.

    Fiyatı: $22

    touchPress Hakkında

    1ST Giant Leap

    1ST Giant Leap

    HTML5 ve CSS3 şablon okuyabilen telefonlar için kusursuz bir tema. Yatay ve dikey ekran çözünürlüklerinde otomatik boyutlandırma becerisi mükemmel.

    Fiyatı: $15

    1ST Giant Leap Hakkında→

    WPtouch 2.0 Pro

    WPtouch 2.0 Pro

    Kurulum ayarları çok basit olan ve buna rağmen mükkemmel derecede mobil tarayıcılarda görüntülenen bu tema ok butonları ile yazıları daraltıp genişletme özelliği ile diğer temalardan bir adım önde. Mevcut tema şablonları ile kolaylıkla isteğinize göre temanızı oluşturabilirsiniz.

    Fiyatı: Basic versiyonu ücretsiz, $39 ‘a Pro, $69 ‘a Pro 5 Pack ve $199 ‘a da developer pack gibi versiyonları mevcut.

    WPtouch 2.0 Pro Hakkında

    Mobility WordPress Theme for Web and iPad

    Mobility WordPress Theme for Web and iPad

    Yatay ve dikey ekran özelliklerine göre kolay yapılanabilen. Parmak sürükleme hareketlerine uyarlı özellikleri olan gelişmiş bir tema.

    Fiyatı: $30

    Mobility WordPress Theme for Web and iPad Hakkında
    Önizleme

    WordPress Mobile Theme Framework from Obox

    WordPress Mobile Theme Framework from Obox

    Tasarım kalitesi olarak bütün temalardan bir adım önde olan, bütün mobil tarayıcıların desteklediği kullanışlı bir tema.

    Fiyatı: $50

    WordPress Mobile Theme Framework Hakkında
    Önizleme

    Simple Mobile

    Simple Mobile

    Simple (basit) olduğuna bakmayın. İçerisinde 8 farklı renk seçeneği olan ve wordpress 3.0′dan sonra gelen menü özelliğini kullanabileceğiniz, 43 adet sosyal medya simgesi ile sitenizin etkileşimini arttıracak canavar bir tema.

    Fiyatı: $20

    Simple Mobile Hakkında
    Önizleme

    PadPressed

    iPad için yazılmış özel bir tema. iPad’lerin bütün nimetlerinden faydalanabileceğiniz, parmak kaydırma hareketleriyle uyumlu eşsiz bir tema.

    Fiyatı: $49

    PadPressed Hakkında
    Önizleme

    My Mobile Page

    My Mobile Page

    Minimal tarz temaları sevenler bu temayı kaçırmasın. Kullanım alanı daha çok kişisel siteler olan basit ama mükemmel bir tasarıma sahip bir tema.

    Price: $20

    My Mobile Page Hakkında
    Önizleme

    On Demand Mobile

    On Demand Mobile

    Press75 ‘in üretimi olan On Demand temasının mobil sürümü de daha çok video içerikli siteler düşünülmüş.

    Fiyatı: $49

    On Demand Mobile Hakkında
    Önizleme

    Tap News – iPhone App Style Mobile Theme

    Tap News - iPhone App Style Mobile Theme

    iPhone-App tarzında iPhone ve Android uyumlu bu mobil temanın kaydırma ve parmak hareketlerine tam uyumu ve twitter desteği dikkat çeken özellikleri arasında.

    Fiyatı: $49

    Tap News Hakkında
    Önizleme

    iBusiness iPhone-iPod Template

    iBusiness iPhone-iPod Template

    9 farklı renk seçeneği, bileşen desteği, yönetim paneli, twitter desteği ve PSD kaynak dosyalarıyla beraber alınan daha çok iPhone ve iPad kullanımı düşünülmüş gelişmiş bir tema.

    Fiyatı: $15

    iBusiness Hakkında
    Önizleme

    Video Theme for iPhone & Android

    Video Theme for iPhone & Android

    Özellikle video içerikli siteler için hazırlanmış bir tema.

    Fiyatı: $49

    Video Theme Hakkında
    Önizleme

    SOFA iBloggr

    SOFA iBloggr

    Ekran çözünürlüğüne göre çerçeveyi ve yazı uzunluklarını kendi ayarlayan, gelişmiş bir yönetim paneli olan ve PSD kaynak dosyaları ile sunulan, bileşen ve eklenti desteği sunan güzel bir tema.

    Fiyatı: $15

    SOFA iBloggr Hakkında
    Önizleme

    News Press Mobile Theme

    News Press Mobile Theme

    Fotoğraf ağırlıklı bloglar için ayarlanmış, şablon yaratma özelliğine sahip, fotoğraf blogları için dikkate değer bir tema.

    Fiyatı: $49

    News Press Mobile Theme Hakkında
    View the Demo

    iWorld

    iWorld

    jQuery ile güçlendirilmiş, 10 farklı renk seçeneği ile sunulan, PSD kaynak dosyalarının da bulunduğu eşsiz bir tema.

    Fiyatı: $25

    iWorld Hakkında
    Önizleme

    Video Elements Mobile

    Video Elements Mobile

    Video Elements Mobile HakkındaÖnizleme

    WordPress Mobil Eklentileri

    MobilePress – Enable The Mobile Web

    MobilePress açık kaynaklı bir eklenti bu eklenti sayesinde kendi mobil temanızı esnek yapısıyla oluşturabilirsiniz.

    WPmob Lite

    WPmob otomatik dönüşüm sağlayan ajax destekli bir eklenti. iPhone, iPod touch, Android, Opera Mini, Palm Pre, Samsung touch ve BlackBerry Storm/Torch cihazlarında çalışır. Admin panelinden kendi ayarlarınızı hızlıca yapabilir ve mobil sürümünüzü kolaylıkla yayına alabilirsiniz.

    WP Mobile Detector

    WP Mobile Detector standart ve gelişmiş cep telefonları için otomatik dönüşüm sağlayan bir eklenti.

    Mobile Kit

    WordPress mobil eklentileri ve temaları oluşturabileceğiniz bir tür geliştirici kiti.

    BAAP Mobile Version

    Ziyaretçi verilerine göre temalar sunabileceğiniz, kullanıcıların blogunuza yeni yazı girişine olanak sağlayan ve bu özellikleri ile diğer eklenti ve temalardan bir adım önde olan bir araç.

    BuddyPress Mobile

    iPhone ve iPod Touch düşünülerek hazırlanmış fakat diğer cep telefonlarında da çalışan BuddyPress’in mobil sürümü diyebiliriz.

    WordPress Mobil Dersleri

    Mobile WordPress Theming

    Sitenizin mobil ziyaretçilerine nasıl mobil tema sunabileceğinizi anlatan 4 bölümden oluşan bu eğitim yazılarını (İngilizce) mutlaka okuyun.

    Mobile WordPress Theming: Day 1

    Mobile WordPress Theming: Day 2

    Mobile WordPress Theming: Day 3

    Mobile WordPress Theming: Day 4

    Making your WordPress Blog Android and iPhone Friendly

    WordPress blogunuzun mobil sürümünü nasıl oluşturucağınızı anlatan bir yazı.

    Mobile Browser Detection

    Mobil tarayıcı algılama üzerine önemli bir yazı.

    Redirect Mobile Users to a Mobile WordPress Theme

    Detect Mobile Browsers – Mobile User Agent Detection

    Mobil ziyaretçilerinizi nasıl yöneteceğinizi PHP dilinde anlatan bir yazı.

    Add a Mobile Landing Page to Your Site

    Bu yazı diğerlerinin aksine sitenizin mobil temasını çıkartmaya yönelik değil. Mobil ziyaretçilerinizin hızlı bir şekilde önemli içeriğinize ya da daha çok hızlıca iletişim bilgilerinize erişebilmesi için neler yapmanız gerektiğini anlatmaktadır.

     
  • admin 17:17 on 03 May 2011 Permalink | Reply
    Tags: bokeh, bokeh efekti, bokeh texture, ücretsiz bokeh   

    Ücretsiz Bokeh Texture 

    Free-Bokeh-Textures

    Free-Bokeh-Textures

    Free-Bokeh-Textures

    Free-Bokeh-Textures

    Free-Bokeh-Textures

    Free-Bokeh-Textures

    Free-Bokeh-Textures

    Free-Bokeh-Textures

    Free-Bokeh-Textures

    Free-Bokeh-Textures

    Free-Bokeh-Textures

    Free-Bokeh-Textures

    Free-Bokeh-Textures

    Free-Bokeh-Textures

    Free-Bokeh-Textures

    Free-Bokeh-Textures

    Free-Bokeh-Textures

    Free-Bokeh-Textures

    Free-Bokeh-Textures

    Free-Bokeh-Textures

    Free-Bokeh-Textures

    Free-Bokeh-Textures

    Free-Bokeh-Textures

    Free-Bokeh-Textures

    Free-Bokeh-Textures

    Free-Bokeh-Textures

    Free-Bokeh-Textures

    Free-Bokeh-Textures

    Free-Bokeh-Textures

    Free-Bokeh-Textures

    Free-Bokeh-Textures

    Free-Bokeh-Textures
    Free-Bokeh-Textures

    Free-Bokeh-Textures

    Free-Bokeh-Textures

    Free-Bokeh-Textures

    Free-Bokeh-Textures

    Free-Bokeh-Textures

    Free-Bokeh-Textures

    Free-Bokeh-Textures

    Free-Bokeh-Textures

    Free-Bokeh-Textures

     
  • admin 16:34 on 21 March 2011 Permalink | Reply
    Tags: blogger image import, blogspot, blogspot dışa aktar, blogspot fotoğraflarını aktar, blogspot fotoğraflarını indir, blogspot image import, blogspot xml, blogspottan site taşımak, blogspottan wordpresse taşımak, , wordpress içe aktar, wordpress import   

    Blogspot’tan Fotoğrafları Taşımak 

    Blogspot engellendikçe herkes kendi adresine geçmek istiyor. Aslında wordpress.com ve blogspot.com gibi güzel servisler varken, blog yazmaya yeni başlayan insanlar, ülkemizdeki yanlış kararlar yüzünden bu heveslerinden mahrum bırakılıyorlar. Elbetteki bu ücretsiz servisler bir süre sonra yetmemeye başlıyor ve kendi adreslerine geçmek istiyorlar ama özellikle yeni başlayanlar için bu durum bir zor oluyor. Ve hiç yoktan önlerine az da olsa bir maliyet (domain + hosting) çıkıyor. Ben de bu konuda çevremdeki kişilere olabildiğince yardımcı olmaya çalışıyorum.

    Blogspot’tan kendi adresinde wordpress alt yapısını kullanmak isteyenler için sağladığım hizmette bu güne kadar en büyük sıkıntıyı blogspot’taki fotoğrafların taşınamamasından dolayı yaşıyorduk. Bilindiği üzere blogspot’tan yazıları, kendi alanınızdaki wordpress’e aktarmak çok kolay. Ayarlar bölümünden içe aktar diyorsunuz ve blogspot’u seçiyorsunuz. Bu sırada eğer blogspot’unuzun olduğu google hesabınızdan bağlıysanız blogspot adresinizi otomatik olarak görüyor ve size sadece bir tuşa basmak kalıyor. Ve bu özellik sayesinde blogspot’taki bütün yazılarınız, wordpress’e aktarılıyor.

    Fakat blogspot bu çıktıyı xml olarak verdiği için (yani tam olarak dosya aktarımı alamıyorsunuz) aktardığınız şekilde fotoğrafları hala blogspot üzerinden görüyor. Yani blogspot engelli olduğu için kendi adresinizde bütün yazılarınız olmasına rağmen fotoğraflarınız boş gözüküyor. Hal böyleyken fotoğrafları bir şekilde, wordpress’i kurduğunuz barındırma alanına taşımanız gerekmektedir. Şimdiye kadar sorduğum arkadaşlarımın çoğu bu işi manuel olarak yapmış ama çok fazla fotoğrafı olan siteler için bu çözüm çok mantıklı görünmüyor.

    Geçen hafta aldığım blogspot’tan wordpress’e taşıma işinde, blogspot sahibinin yazıdan daha çok fotoğraf ağırlıklı bir sitesi olduğu için bunun için mutlak bir çözüm arayışına koyuldum. İlk aklıma gelen, wordpress’ten tekrar bir xml çıktı alıp (dışa aktar) ya da phpMyAdmin üzerinden replace all komutu yazmaktı. Lakin, google’ın blogspot hizmetinde fotoğraflar için kullandığı birden fazla server vardı. Yani adresiniz.blogspot.com/uploads/fotograf.jpg diye standart bir yol olsa, adresiniz.com/uploads/fotograf.jpg diye tüm yolları değiştirebilirsiniz. Ama bir yazıdaki yazılar bile farklı sunucu yollarına gönderilmiş. (1bp,2bp,3bp,4bp tabi bu değişikliğin dışında .com/ ‘dan sonra bir çok farklı karakter ile klasörleme yapılmış. Sitedeki bütün fotoğrafları Picture Downloader gibi programla indirsek bile replace all yapmak için yine çok vakit ayırmak gerekiyor. Bu iş için bir çok çözüm düşündüm ve aradım ama ulaştığım hiçbir sonuç sağlıklı bir sonuç vermedi. Ta ki şu eklenti ile karşılaşana kadar:

    Blogger Image Import – Reloaded

    Taşıma işleminden sonra bu eklentiyi çalıştırarak, bütün fotoğraflarınızı kendi server’ınıza aktarabilirsiniz. Eklenti birkaç günden beri yapmak istediğim replace all fonksiyonunu çok iyi beceriyor ve bütün fotoğrafları upload klasörünüze atıp, yollarını otomatik olarak değiştiriyor. Yani eklenti sizin bütün fotoğrafları indirmenize ve bir kod yazmanıza gerek bırakmadan, tek tuşla fotoğraflarınızı da taşıyor. Size kalan tek şey Ayarlar bölümünde eklentiye blogspot adresinizi yazmak ;)

    Bu eklenti wordpress.org adresinde bulunmuyor, bu sebeple olabilecek sorunlardan ben de sorumlu değilim :) Ben denedim çalıştı ve başkaları da belki faydasını görür diye paylaşmak istedim. Keyifli bloglamalar ;)

     
    • wp 10:34 on 18 Nisan 2011 Permalink

      Aynı şeyi bir süre önce ben de tecrübe ettim. Nedense bloggerdeki içeriği wordpress.com üstündeki bir bloga taşırken resimler wordpress hesabına yükleniyor ama hostingdeki wordpresse taşırken yüklenmiyor.

c
compose new post
j
next post/next comment
k
previous post/previous comment
r
reply
e
edit
o
show/hide comments
t
go to top
l
go to login
h
show/hide help
shift + esc
cancel