Ben—Dalga geçme benle, ben böyle saf biriyim, millet benle dalga geçer, ben yinede dalga olduğunu bile bile kanarım, kanarım, kanarım, pet’sizim, ağlarım, yok olurum, kandırmayın beni yaaa ben saf biriyim işte napiyim!
Ben miyim?—Tamam, bugün daha bi kanar haldesin bişi demicem!
Ben—Yanına gelmeyi o kadar çok istiyorum ki ama gelemem! Gelmemem için inan tek bir sebebim bile yok ama gelmiyorum, gelmemem gerek, gelmicem de, böyle olması gerekiyo artık düzgün oyun oynicam, yanlışlıkların peşinden koşmicam!
Ben miyim?—Kimle oynucan hayatla mı?
Ben—Hı hı

Ben miyim?—Dene bakalım, işe yararsa ben de yapayım.
Ben—Şimdi dışarı çıkacam hava çok güzel, atacam kendimi yine sokaklara. Daha önce başkalarıyla(?) gezdiğim kaldırımları ezecem, her adımında bir gözyaşı akacak ama ben yürümicem; koşacam. Susmicam, durmicam, biri çıksın karşıma, durdursun beni yoksa yorulana kadar, ölene kadar koşucam!
Ben miyim?—Ölme
Ben—Yeter ama artık, çıksın biri karşıma, iş berbat, aşk berbat, para yok, hayat yok!
Ben miyim?—(Kollarını açar) Çıktım işte!
Ben—Uzaktasın! Çünkü içimdesin. O kadar koşarsam, amacımı başarırım! Sana gerçeği sööliiim mi?
Ben miyim?—Söyle
Ben—Neden gelmediğimi, neden gelmek istemediğimi?
Ben miyim?—Söyle
Ben—Seni kıskandığımı da açıklayayım mı? Bunu yapmamam gerektiğini söyliyim mi?
Ben miyim?—Söyle, susarsan zaten olmuyo.
Ben—Seni üzmek istemediğim için hepsi, herkes uzak belki sana, bende O da ama O daha yakın! Ben ise çok daha uzak… Gelirsem eğer oraya sarılamıcam, elini tutamıcam, öpemezsem ne anlıcam, yaşayamıcam! Ay gibi bir yersin hayat yok yanında, sen beni sadece anlayansın, anlamakla hayatına devam edeceksin ve ben oraya hiç bir zaman gelmicem eğer gelirsem çok acı çekicem günlüklerine akıttığım gözyaşlarımı gördün mü hiç?
Ben miyim?—(Utanır)
Ben—Noldu? Bildiğin şeyler karşısında niye utandın?
Ben miyim?—Bilmem! Hiç gelme buraya ama seninle adam gibi yolumda yürüyen bi dost gibi yaşamak isterdim bu hayatta.
Ben—Ben böyle bi insan değilim, bunu başaramadım başaramam da! Hiç görmediğim dokunmadığım bana ne katar ki? Ha tamam çaresizim, yalnızım, senle konuşurum ortak olursun benim derdime ama bir kız arkadaş bulduğumda satarım seni, ayrılınca yine ararım seni, böyle bir insanım ben, bunları söylüyorum bil diye, ben hiç kimseyle dost olamam başaramam bunu!
Ben miyim?—Sen de mi?
Ben—Hayatımda biri varsa vardır, yoksa yoktur! Yoktur bende öyle dost, arkadaşlık ayakları, kimi kandırcaz ki? Anlaşabildiğim, sezdiğim birine sarılamamak kadar kötü bir şey var mı? Oldu ki tamam dedin! Rüya ya bu, sarılabildim sana ya da sarhoştun… Noldu dosttuk, hani sanatçılar gibi saçmalık mı yapacaz “-biz sadece dostuz” mu dicez, kim yer? Sen yer misin? Sen sezdiğin birinin yanında onu öpmeden ne kadar durabilirsin?
Ben miyim?—Peki sen yapamıyorsun bunu anladım
Ben—Anladığına sevindim, anlayabilceğin için anlattım zaten.
Ben miyim?—Ama ben seni sezdiysem, seninle konuşmayı sevdiysem, sana yazmadan duramam bu da ii deil ki?!
Ben—Biliyorum zaten o yüzden; anlamsızım!
Ben miyim?—Sana anlam bulmucam bir daha hiç!

(sessizlik)

Ben—Off pişmanım içimdeki nefret coştu yine ama şimdi kaldım kendimle fakat şimdide sen yoksun?!
Ben miyim?—Hayır burdayım ama zaten sen istediğinde senle olabileceğime göre sana anlamlar yüklememem gerek!
Ben—Peki sorularıma cevap versene?
Ben miyim?—”-Onu öpmeden ne kadar durabilirsin?” mi?
Ben—Gibi…
Ben miyim?—Bilmiyorum hiç öyle bi durumda kalmadım.
Ben—Anlıyorum! Bak sezgili; eğer çok vaktim olsaydı, olurdum dostun ama zaten uzaktayım ama zaten senin güneşin var ve eğer çok vaktim olsaydı olurdum dostun, beklerdim, susardım eskisi gibi sessiz Can! Utangaç Can! Duygularını açamayan Can! Aa olurdu bişiler ya da olmazdı, denerdim yinede ama artık denemeye hiç vaktim yok, ağzım açıldı belki daha çok kaybediyorum ama bence(?) daha çok kazanıyorum.
Ben miyim?—Susmanın anlamı kalmadı ki Can! Susarak kazanma devri bitti ne yazıkki, ne yazık ki ben de hep susarak kaybettim.
Ben—Ama artık? Susma ve bana bişiyler sööle?!
Ben miyim?—Bilmiyom; sanki oyuncağım gitti gibi, biliyorum sen buna kızacaksın ama öyle işte kırıldı gibi!
Ben—Anlayabiliyorum ama söyle bana bişiler, sen benim sezgimsin! Sezzzz beni! sezert yeniden?
Ben miyim?—Bahar geldi! Can da gelsin artık!
Ben—Benim sezerliğim bahardan değil!
Ben miyim?—Ama Can!?
Ben—Sezertmez beni bahar, beni anca SEN! Hadi kapa gözlerini düşün, ne var bu hayatta bizden başka?
Ben miyim?—Bir saniye ben silemiyom hiç bir şeyi, dışarda çok şey var bu hayatta.
Ben—Öyle mi düşünüyorsun?!
Ben miyim?—Bilmiyom kafam karıştı.
Ben—Neyse kapadın mı gözlerini, kimler var karanklıkta?
Ben miyim?—Tamam şimdi sen varsın ama ben çok zor, karanlık ya ondan desem “kendimi bulamayışım”, kendimi mi kandırmış olurum?
Ben—Kandırma beni ne görüyorsun hiçlik mi? Kendini mi? Onu mu? Yoksa bilinç altını kazdığım için beni mi?
Ben miyim?—Bilinç altımı kazan sen; niye, niye yapıyosun ya niye?
Ben—Bilmioruz…
Ben miyim?—Niye bişi bilmioz biz?
Ben—Senin güneşin var benim güneşim ise bir Ay!
Ben miyim?—Güneş… gibi gel yaz gibi gel… Diyodu Suavi
Ben—Suavi’den banane! Dünya kim?! Bir gezegensin güneşin var, bende bir gezegenim, güneşim var ama o ay! Yani yansıtıcı! Güneşin sevgisinden arda kalanları sıvandırıcı!
Ben miyim?—Sen cam kırığı, pamukla da sarsan acıtıyo, cam kırığı gibi dolan içime.
Ben—İçin de miyim? Peki insan neden içindekileri sarmaz? Neden saramaz ya da? Kimler içinde? Kimler dışında?

Biz—Güneş dışarda!

—İçeme aşık olmuşum, ruhum özgür, gitmiş başkasına vurulmuş, konuşmuşum onunla rüyamda, anlamsız kalmışım yine, çözüm bulamadım, çözüm bulamadık, güneşe doğru yüzmeye başladım, bakalım güneş nerede?—